Yıl 2050… Uzun zamandır hayalini kurduğum İtalya’daki moda fuarına katılma fırsatım olmuştu. İnanılmaz heyecanlıydım. Sabah erkenden havaalanına gittik, yanımda kız kardeşim de vardı. Uçağa binmeden önce, İtalya’daki fuarda neler yapabileceğimize dair biraz araştırma yaptık. Nihayet uçuş zamanımız geldi ve yola çıktık…
Ve artık İtalya’daydık! Havaalanından özel bir araçla fuar alanına doğru yola çıktık. Hava kapalıydı ve dışarıda hafif bir yağmur yağıyordu. Arabada İtalyanca çok güzel şarkılar çalıyordu. Dışarıyı izlerken fuarda görmek istediğim, tanışmak istediğim tasarımcıları görüp göremeyeceğimi düşünüyordum. O sırada kız kardeşim geldiğimizi söyledi.
Arabadan indik ve fuar alanına doğru hızlı adımlarla yürümeye başladık. Etraf, markalara ait afişlerle doluydu. Kapıya doğru yaklaştıkça içerinin kalabalık olduğunu gördüm. Dünyanın dört bir tarafından insanlar bu fırsatı değerlendirmek için gelmişti.
Fuar alanına girdiğimizde, canlı bir müzik eşliğinde mankenlerin yürüdüğünü gördüm. İçerisi çok etkileyiciydi. Moda ile ilgili her şeyin sergilendiği bölümler vardı. Bir koridorda kumaşçılar vardı. Dantelli, kadife, şifon, pamuk, ipek kumaşlar harikaydı. Diğer bir koridorda ise düğmeler, ipler gibi dikiş malzemeleri sergileniyordu.
Akşam saat 19:00’da Christian Dior’un defilesi olacağını söylediler. En sevdiğim tasarımcının modellerini görmek inanılmazdı. Tasarımlarından büyük ilham aldım. Yanımdan hiç ayırmadığım çizim defterime notlarımı aldım. Her anı çok güzeldi.
Türkiye’ye döner dönmez, kendi tasarımlarımı yapmak için fuarda gördüğüm her şeyi not aldım, çektiğim videoları defalarca izledim.
Umarım bir gün ben de moda fuarına katılabilirim ve ünlü bir tasarımcı olurum…
