Sevgili Günlük,
Bugün İtalya’daydım, moda fuarı için! Moda fuarı harikaydı. Yüzlerce manken ve moda tasarımcısı vardı. Ayrıca ortama bayıldım!
Öncelikle, oraya nasıl gittiğimden bahsedeyim. Uçakla gittik. Yaklaşık beş buçuk saatlik bir uçuştu. İşim sağ olsun, oraya bedavaya gittim. Ayrıca uçaktaki servis mükemmeldi! Nazik ve güler yüzlü hostesler bana çok yardımcı oldu. Bayıldım! Uçuş da oldukça rahattı. Beş buçuk saatin sonunda İtalya’ya iniş yaptım.
İlk iş, otele gitmekti. Aynen öyle yaptık çünkü üstüm başım berbattı. Otel muhteşemdi! Oda servisini robotlar yapıyordu ve beş yıldızlıydı. Hızlıca giyindim, süslendim ve otelden çıkar çıkmaz bir taksiye atlayıp fuara gittim.
Fuarı ancak şu sözle tanımlayabilirim: Muazzam!
İçeri girer girmez, yüzlerce farklı renk beni karşıladı. Kocaman bir alan vardı ve binlerce tasarım! Hepsinin notunu aldım çünkü hepsine bayıldım!
Modeller inanılmazdı… Hepsi sahneye çıktı ve üzerlerindeki kıyafetler ayrı bir sanat eseriydi. Farklı tasarımlar, değişik kumaşlar ve en önemlisi… her birinin ayrı bir hikâyesi vardı.
Peki, o tasarımlar yapılırken tasarımcılar ne tür zorluklarla karşılaştı? Acaba her kıyafet kaç kez baştan çizildi? Bir tasarımcının kendi mükemmeline ulaşması kaç saat sürdü?
Bunların hepsi bir gizem. Belki hepsinin bir cevabı vardır ama hiçbirini öğrenemedim. Zaten öğrenmek bir ömür alırdı ama şimdilik sadece aldığım notlar bile bana yetiyor.
Şu an bu satırları otelden yazıyorum. Yarın uçakla Türkiye’ye geri döneceğim.
