Moda denildiğinde çoğu insanın aklına ilk olarak dış görünüş gelir. Şık bir elbise, havalı bir ayakkabı, özenle seçilmiş bir çanta ya da dikkat çekici bir aksesuar… Hepimiz bir ortama girdiğimizde önce çevredeki insanların nasıl göründüğüne dikkat ederiz. Çünkü dış görünüş, ilk izlenimi oluşturan en önemli etkendir. Bir kişinin tarzı, renk seçimi veya kıyafet kombinleri, onun zevkleri ve yaşam tarzı hakkında bize küçük ipuçları verir. Bu yüzden moda, insanları ilk bakışta etkilemenin güçlü bir yoludur. Ama bence moda, yalnızca başkalarının gözünde iyi görünmekle sınırlı değildir, bence moda, çok daha derin bir anlama sahiptir.
Moda, insanın sadece dışını değil, iç dünyasını da yansıtır. Bir kişi nasıl hissediyorsa, duygularını kıyafetleri aracılığıyla anlatabilir. Mesela biri enerjik hissediyorsa canlı renklere yönelir, huzurlu hisseden biri ise belki de pastel tonları tercih eder gibi gibi… Bana göre moda, kişisel ifadenin sessiz ama çok etkili bir dilidir. Moda sayesinde, kim olduğumuzu, nasıl hissettiğimizi ya da dünyaya hangi bakış açısıyla baktığımızı anlatabiliriz. Üstelik bunu yaparken özgürüz; ister klasik ister sıra dışı bir stil benimseyebiliriz.
Tarih boyunca moda, bireylerin ve toplumların düşüncelerini, duygularını ve duruşlarını gösterdiği bir alan olmuştur. Örneğin, 1960’ların gençliği sadece farklı giyinerek değil, aynı zamanda bir devrimi, özgürlük talebini ve sisteme karşı duruşlarını ifade ediyordu. Bugün bile bazen birinin tarzına bakarak onun kişiliği, dünya görüşü ya da yaşama bakışı hakkında fikir edinebiliriz.
Moda aynı zamanda duygularımızı da yansıtır. Kendimizi mutlu hissettiğimiz bir günde daha renkli ve canlı kıyafetler seçerken, üzgün olduğumuzda daha sade ve koyu tonlara yönelebiliriz. Bu yüzden giydiklerimiz, bir anlamda ruh halimizin bir aynası gibidir. Ben bazen ne hissettiğimi anlatmaya üşendiğimde, bunu zaten kıyafetlerimin anlattığını hissediyorum. Üstelik moda yaratıcılığımızı ortaya çıkarabileceğimiz nadir alanlardan biridir. İnsan kendi tarzını oluştururken adeta kendine özel bir sanat eseri yaratır. Kimileri minimal ve sade bir tarzla kendini ifade ederken, kimileri renklerin ve desenlerin cesur birleşimiyle özgürlüğünü ortaya koyar. Aslında herkes kendi modasını yaratır. Bu da modayı kişisel bir ifade şekline dönüştürür.
Sonuç olarak moda, sadece şık görünmek ya da modaya uymak için değil, kendimizi olduğumuz gibi gösterebilmek için de vardır. Herkesin tarzı kendi hikâyesidir. Bu yüzden bence moda, dış görünüşten çok daha fazlası; kişisel bir dil, bir kimlik ve özgünlüğün bir göstergesidir.

