Saniyelerle yarışıyordum. Ameliyatına girdiğim hastam çok fazla kan kaybediyordu ve ne yaptıysam kanamayı durduramıyordum. “Bir mucize olsa…” diye düşündüğüm anda, ameliyathanenin ışıkları söndü. Her yer bir anda karanlığa gömüldü.
Birkaç saniye sonra ışıklar yeniden yandı. Paniklemeden, hızla kanamayı durdurmak için çalışmaya devam ettim. Elimi hastaya dokunduğum anda, kanamanın yavaşladığını sonra da tamamen durduğunu hissettim. Şaşkındım ama odaklanmalıydım. Ameliyatı başarılı bir şekilde tamamladım.
Mesaim bittiğinde eve döndüm. Yemek hazırlarken sebze doğrarken elimi kestim. Derin bir yaraydı. Kanı durdurmak için kesiğe bastırdım. İşte o anda bir tuhaflık fark ettim. Yara kapanıyordu. Sanki elimi bastırmamla vücudum bir iyileştirme mekanizması devreye giriyordu. Ellerimde bir şeyler olduğunu, normal olmayan şeyler geliştiğini o an anladım.
Ertesi gün hastaneye vardığımda, kapıdan geçmeden önce iyileşmiş parmağıma baktım ve gülümsedim. Ardından bir doktorun beni çağırmasıyla düşüncelerimden sıyrıldım ve hemen ameliyathaneye koştum. Hızla hazırlandım. Yeni hastanın durumu daha da kötüydü. Sakince hastanın tümörlü bölgesine dokundum. Gözlerimin önünde tümör önce küçüldü, sonra tamamen yok oldu.
Bu hasta da taburcu edildi. Odama çekildiğimde, uzun uzun düşündüm. Bu yeni özelliğimle kim bilir daha neler yapacaktım?
