Kalabalık hastane koridorlarında zaman sanki durmuştu. Kalbim, göğsümden fırlayacak gibi atarken sedyede yatan kardeşimin solgun yüzüne odaklanmıştım. Ambulansın sirenleri hâlâ kulaklarımda çınlıyordu. Doktorlar, onu acilen ameliyata alacaklarını söylediler ama içimde derin bir çaresizlik vardı.
Saniyelerle yarışıyordum, bir mucize gerçekleşse dediğim o anda, elini hafifçe tuttu. Gözleri aralandı ve fısıltı gibi bir “Ağlama!” sesi dudaklarından çıktı. O an, zaman sanki yavaşlamıştı, kalbim ise duracak gibi oldu. Doktorlar birbirlerine hayretle bakarken nabzı güçlenmeye başladı.
Ameliyata alındı ve saatler sonra doktor, umutla kapıdan çıktı. “Şimdi daha iyi.” dedi. İçimdeki taş biraz olsun kalkmıştı. O an, mucizelerin bazen yalnızca bir saniyeye sığabildiğini anladım. Ve o saniyeye tutunarak yeniden nefes almayı öğrendim.
Hayat, bazen tek bir anda yeniden başlar.
