Bir gün eve giderken telefonuma bir mesaj gelmişti. Mesaj Japoncaydı ve ne yazdığını anlayamadım. Bunun üzerine yapay zekâya sordum. Bana, bunun kırk yılda bir düzenlenen bir yapay zekâ kongresine davet mesajı olduğunu söyledi. Ayrıca benim geliştirdiğim yapay zekâ olan Grok AI’ın, binlerce yapay zekâ arasından seçildiğini öğrendim. Evet, ben Elon Musk’ım; bu doğru. Eğer bu daveti alıp katılmasaydım, böyle bir organizasyonun varlığından bile haberim olmayacaktı.
Neyse, kongre günü özel elmas jetimle Japonya’ya gittim. Oraya vardığımda herkes benden imza istemeye başladı. Ben de bir kişiye imza verdim ve diğerlerine dağıtmasını rica ettim; bu yol bana daha pratik gelmişti. Kongrede ilk konuşmayı ben yaptım. Herkes sesli konuşma özelliğine hayran kaldı ve diğer tüm yapay zekâlar bu özelliği kopyaladı. Daha sonra kendimi Mars’a gönderirken, herkese imzamı, sekiz Tesla’yı ve 200.000.000 dolar dağıttım. Ardından, maskemi çıkarabilmek için her beş saniyede bir yeni bir mekân kurdum ve sunuma oradan devam ettim. Herkes büyük bir hayranlık içindeydi.
Bir sorun vardı: Elmas jetim patladı. Herkes alabildiği en büyük parçayı kaptı ama en büyük parçayı Ronaldo aldı ve böylece daha da zengin oldu.
