Gecekondu

Akşam otobüsten indim. Yanımda karanlığa gömülmüş bir orman vardı. Sokak lambasının altına geçip biraz oturdum. Kafamın içi karmakarışıktı. Düşüncelerim susmuyordu. Gecekonduma doğru yürümeye başladım. Tam o sırada ürpertici bir ses duydum. Önce kafama takmadım ama birkaç adım sonra ses daha şiddetli geldi. Ormanın içinden yükselen bir çığlık gibiydi. Adımlarımı hızlandırdım. Ses daha da yükseldi. Kalbim hızlanmıştı, korku yavaş yavaş içime yerleşiyordu.

Eve vardığımda sesler kesildi. Rahatladığımı sandım ama tek yaşamama rağmen içeride, benim dışımda bir nefes sesi vardı. Derin, düzensiz, yabancı bir nefes… Koltuğa uzandım. Televizyonu açtım. Gözlerim ekrana takıldı. Bir kayıp haberi vardı.

Kayıp olan bendim.Boğazım düğümlendi. Nefes sesleri evin içinde yankılanmaya başladı. Sanki duvarların içinden geliyordu. Farkında olmadan o nefeslere ben de eşlik etmeye başladım. Telefonum çalıyordu. Ailem arıyordu ama bir tuhaflık vardı. Ekrandaki tarih bugünü göstermiyordu.

Bir anda nefes sesleri kesildi. Yerini kulakları yırtan bir çığlık aldı. O çığlığın içinden adım duyuldu. Fısıltıyla,  sonra daha net, sonra bağırarak…

Kapının yanında bir silüet belirdi. Yüzü yoktu. Sadece karanlık. Keşke hiç görmeseydim.

Bir anda ev sarsıldı. Gözlerimi kırptım. Gecekondu artık ormanın yanında değildi. Ormanın içindeydi ama aynı zamanda evin içindeydim. İki yer üst üste binmiş gibiydi. Duvarlar ağaç gövdelerine karışmıştı. Evin etrafında yüzleri belirsiz insanlar vardı. Fısıldaşarak bir ritüel yapıyorlardı. Ortada benim evim vardı cve evin içinde ben.

Gözlerim karardı.Bayıldım. Uyandığımda yatağımdaydım. Alarm çalıyordu. İşe geç kalmıştım. Her şey normal görünüyordu. Aceleyle hazırlanıp kapıyı açtım ama dışarı adımımı attığımda anladım. Hâlâ ormandaydım.

(Visited 2 times, 1 visits today)