Yapay zekâ son yıllarda artan kullanımı ile gündeme gelen kritik bir konu. Aslında günümüzden çok önce ilk prototipleri oluşturulan bu teknoloji, kullanıcı arayüzünün kullanılabilir hale getirilmesi ile özellikle “chat bot” dediğimiz sohbet etme araçları haline geldiler. İnsanların bu kadar yakından yapay zekayı incelemesi ise beraberinde gelecek hakkındaki kaygılarını arttırdı. Çünkü onu kullanan onun yeteneklerinin farkına varıyor ve kendi geleceği hakkında endişeleniyordu.
Yapay zekanın günü geldiğinde insanlara düşman olacağı birçok bilim kurgu filminin ana teması haline gelmiştir. Bu kaygı, gün geçtikçe daha da gerçek olmaya başladı. Fakat genel argüman şudur: “Yapay zekâ, evet, belki otonom işlerini yerini alabilir ki bu iyi olur çünkü insanlar bu işlerde zarar görmez. (Ama işsiz kalırlar ve bu büyük bir ekonomik krize yol açabilir) Fakat, işinde duygusal bağ barındıran, öğretmenlik gibi, meslekler yapay zekâ tarafından ele geçirilemez.”
Bu düşünce bir bağlamda doğru, otonom işler şu an bile yapay zekâ tarafından yapılıyor ve bu insanların can sağlığı için çok önemli. Kaldı ki iş verenlerin asıl yapay zekâ destekli robotlar kullanmasının sebebi hızlı ve maaliyeti az, maaş alma isteklerinin yok olması. Nitekim bu uzun vadede işsizlikle sonuçlanabilse de şu an durum stabil.
Son zamanlarda ise en çok konuşulan konulardan biri duyguların canlılara has olup olmadığı. Yapay zeka “machine learning” sistemi ile verdiğiniz herhangi bir şeyi öğrenebilir. Mesela siz sohbet ederken gününüzü anlattığınızda bu onun için yeni bir bilgidir ve bunu depo eder. Şimdi her gün bir sürü insanın aynı şeyi yaptığını düşünelim, kendi duygularını anlatarak promt girdiklerini. Yavaş yavaş yapay zeka insanların hangi durumlarda ne hissedeceğini tahmin edemez mi?
Evet, tabii ki bu doğasından gelen bir his olmadığı için tam olarak duygulara sahip diyemeyiz veya ilk fazlarında çok yapmacık olabilir ama emin olun bir yapay zekadan aldığınız cevabı arkadaşınızdan aldığınız cevaptan ayırt etmek bir gün zor gelebilir. İşte böyle bir durumda artık neredeyse her alan tehdit içinde olur.
Bu kapsama benim en son gireceğini düşündüğüm bir alan var, o da sanat. Yapay zekâ ile çizilen resimler dalga konusu oldu. Müzikte de geçtiğimiz haftalarda bir yapay zeka grubu platformlarda birden en iyi 10 şarkının içine girdi ve insanlar yapay zeka olduğunu anlayıp küresel olarak onları boykot ettiler. Tabii eğer anlamasalardı ne olurdu bilmem, ama şimdilik insanların yapay zekanın sanata karışmasından çok şikayetçi olduğunu görebiliyoruz. Bir de el işi ürünlerin yerini ben bir robotun tutabileceğini düşünmüyorum. Çünkü her parçanın kendine has bir düzeni belki de defosu var ve bu yapay zekanın doğasına aykırı
Kısacası, evet yapay zeka çok güçlü ve birçok mesleğin yerini almaya geliyor ama gerçekten her mesleğe sahip olabilir mi? İşte bu ancak yaşanılarak öğrenilecek bir şey.

