Okumak Ve Yazmak

Okur yazarlık, 21. yüzyılda mutlaka sahip olunması gereken bir özelliktir. Okur yazarlığın getirdiği bir avantajda kendimizi ifade etme kabiliyetimizi geliştirir. Peki, okumak mı daha çok bu kabiliyetimizi geliştirir yoksa yazmak mı?

Bu oldukça öznel bir konu olduğundan dolayı bütün örnekleri kendi üzerimden veriyor olacağım. Öncelikle okumanın faydalarından bahsedeceğim. Öncelikle okurluk benim gözümde kitaptan kitaba çok değişen bir şeydir. Bir bilimkurgu romanıyla deneme arasında dağlar kadar fark vardır. Benim gözümde klasikler insanın kendini ifade etmesini diğer kitaplara göre daha fazla geliştiriyor. Benim gözümde bunun nedeni yazarın büyüklüğü. Ben emin olarak söyleyebilirim ki kendimi anlatma konusunda çok yetenekli birisi değilim. Genellikle dediklerim insanlar tarafından yanlış anlaşılabiliyor. Ama yazarlar için aynısının geçerli olduğunu düşünmüyorum. Tabi bu okuyan herkesin mesajı doğru anlayacağı anlamına gelmese de çoğu insan o kitabın hedef kitlesinin bir parçası ise genellikle çok iyi bir şekilde kavrar. Çünkü yazarlar söz cambazlarıdır. Bir tamlama veya sözcüğe istediği anlamı verme konusunda üstlerine yoktur. Bizde bu kitapları okuyarak bu sanatın bazı kaba hatlarını anlayıp kendi hayatımıza uygulayabiliriz.

Şimdi ise yazarlıktan bahsedeceğim. Yakın zamanda kendi kültür seviyemi arttırmak için her gün gazete okuyup, belgesel izleyip bu güncel ve tarihi olaylar hakkındaki yorumlarımı yazmaya başladım. Bunun asıl amacı kültürümü arttırmak ve yazı yazma yeteneğimi geliştirmek olsada yazdığım yazıları her okuduğumda konuya olan bakış açımın değiştiğini fark ettim. Her okuduğumda bir şeyin mantıklı olup olmadığını sorguladım veya mantıklı bir fikri ne kadar yanlış yazdığımı fark ettim. Bunu üzerine tekrar tekrar yazıp en doğru haline yonttum. Kısacası kendi fikirlerimi berraklaştırdım. Böylece bu konuları birisiyle tartışırken ne demek isteğimi çok iyi biliyordum. Bunun başka bir örneği de Montaigne. Yazdığı denemeler kitabında bu kitabı kendisi için yazdığının tekrar tekrar altını çizmiştir. Doğruyu söylemek gerekirse bende bu yüzden kitabı çok büyük bir zevkle okumadım. Ama bana kattığı en iyi şey yazmanın düşünceleri berraklaştırmak için ne kadar iyi bir alet olduğunu öğretmekti. Zaten bu gazete raporları çıkarmama teşvik eden etkenlerden biriydi Denemeler. Bu yazıyı yazarken bile kaç tane düzeltme yaptım, üzerine kaç kez düşündüm.

Sadede gelmek gerekirse benim kendi hayatımda yazmanın faydasını daha çok gördüm. Ama bu okumanın faydasını hor gördüğüm anlamına gelmemeli. Okumak ve yazmak birbirini tamamlayan bir haritanın iki parçası gibidir, biri olmadan diğerinin manası olmaz. Okumayan kimse kendini nasıl ifade edeceğini bilemez, yazmayan kimse ise kendini ifade etmez.

(Visited 4 times, 1 visits today)