
Seyahat mi yoksa sosyal medya mı sorusu benim için cevap vermesi çok zor bir soru değil. Ama bu soruya cevap vermeden önce “seyahat” kelimesinin benim için ne ifade ettiğini düşünmem gerek. Seyahat her şey olabilir, A noktasından B noktasına gitmek benim için seyahat olabilir ama X kişisi için olmayabilir. Bu nedenle bu sorunun eksik sorulduğunu düşünerek seyahat kelimesini A noktasından B noktasına ulaşmak olduğunu varsayalım.
Seyahat’i bu şekilde kabul ettiğimizde evinizin içinde mutfaktan odanıza gitmekte bir seyahattir. Diyelim ki telefonunuz odanızda ve siz de mutfaktasınız, odanıza gidip telefonunuzu almanız bir seyahat sayıldığı için; eğer ki seyahati hayatınızdan kaldırırsanız o telefonu sosyal medyaya bakmak için alamayacaktınız. Eğer bu açıdan -benim açım- bakarsak sosyal medyayı kaldırmak daha mantıklı değil mi? Başka bir örneği de sosyal medya uygulamaları üzerinden vereyim. Eğer ki o sosyal medya uygulamasının yazılımcıları, geliştiricileri, vs. seyahat edip evlerinden o şirkete gelmeseydi şu an o sosyal medya uygulamaları olmayacaktı.
Peki seyahat kelimesine başka bir açıdan bakarsak? X kişisi sosyal medyayı gün içinde aktif kullanan birisi ve seyahat etmeyi sadece şehirlerarası ve uluslararası olarak görüyor. Bu kişi için seyahat, zaman alan, masraflı ve plan gerektiren bir eylemdir. Dolayısıyla onun gözünde sosyal medya, çok daha kolay ulaşılabilen bir dünyadır. O, evinde otururken bile dünyanın öbür ucundaki insanlarla iletişim kurabilir. Fotoğraflar, videolar ve hikâyeler aracılığıyla hiç gitmediği yerleri görebilir. Bu yüzden onun için sosyal medya, bir nevi sanal seyahattir.
Fakat burada önemli bir fark ortaya çıkıyor: Sosyal medya, gerçek seyahatin sunduğu deneyimi sadece gösterir, yaşatmaz. Bir yeri gerçekten görmek, oranın havasını solumak, insanlarıyla konuşmak sosyal medyada görülen hiçbir görüntüyle kıyaslanamaz. Ekrandaki görüntü geçicidir, ama seyahat kalıcı bir anıdır. Sosyal medya bir pencere açar, seyahat ise o pencereden dışarı adım atmaktır. Çünkü seyahat, yalnızca hareket etmek değil, öğrenmektir. İnsan, her gittiği yerde yeni bir şey keşfeder; bazen bir kültürü, bazen bir duyguyu, bazen de kendisini. Bu yüzden bana göre sosyal medya ne kadar gelişmiş olursa olsun, seyahat insana daha fazla şey katar. Seyahat eden insan değişir, gelişir ve dünyaya daha geniş bir pencereden bakar.
