Hayat bazen bizi hiç beklemediğimiz anlarda hazırlıksız yakalar. O an geldiğinde ne yapacağınızı bilemezsiniz, çünkü tüm planlarınız bir anda uçup gider. İşte tam da böyle bir an yaşadım. Onu karşımda gördüğümde kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissettim.
Uzun zamandır uzaktan hayranlıkla izlediğim, varlığıyla bile içimi ısıtan o kişi, aniden karşıma çıkmıştı. Kalbim deli gibi atıyordu, ellerim titremeye başladı. Ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı bilemiyordum. Onun da beni fark ettiğini hissetmek, heyecanımı daha da artırdı.
Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Kendi kendime, “Bu anı mahvetme.” dedim. Ama içimdeki fırtına dinmiyordu. O an, tüm dünyanın sesleri kesilmiş gibi hissettim. Sadece ikimiz vardık.
Birkaç saniye içinde her şeyi aklımdan geçirdim: Ya konuşursam? Ya gülümserse? Ya da hiçbir şey söylemezse? Tüm bu sorular kafamı kurcalarken cesaretimi topladım ve gülümsedim. O da bana aynı sıcaklıkla karşılık verdi.
İşte o an anladım: Belki de en güzel anlar, en beklenmedik olanlardı.
