ONUNLA İLK BULUŞMAM

Bir sabah uyandığımda, karşımda annemin valizlerimizi hazırladığını gördüm. Şaşkınlıkla ona bakarken o hâlâ uyandığımı fark etmemişti. Neden valiz hazırladığını sorduğumda, sadece “Giyin.” cevabını verip odadan çıkıp gitti.

Annemin giymem için bıraktığı tişört ve şortu giyip hızla aşağı indim. Etrafta kimse yoktu.

Dışarıdan gelen korna sesiyle camdan baktım. Annem, arabada sinirli bir şekilde beni bekliyordu. Koşarak yanına gittim. Arabaya bindiğim an, annem tek kelime bile etmeden gaza bastı ve sinirli bir şekilde yola baktı. Ne olduğunu sordum. “Babanla kavga ettik.” dediğinde, sanki yüzüme bir yumruk yemişim gibi hissettim. Annemin her kelimesinde bir darbe daha almış gibi oluyordum.

Benim annem ve babam asla kavga etmezdi. Peki, neden şimdi etmişlerdi? Ne olmuştu? Benim sakinlik dolu evimde gerçekten bir kavga mı yaşanmıştı? Kafamdaki sorular beynimi yorarken annem birden konuşmaya başladı:

“Şimdi de İstanbul’a taşınıyoruz.”

O an, sanki en büyük yumruğu yemiştim ama bir şey diyemedim. Annem son derece kararlı görünüyordu. “Tamam.”demekten başka çarem yoktu.

Havalimanına vardığımızda çok aç olduğumu fark ettim ve bir gofret aldım. Bekleme koltuğuma geçtiğimde, annem telefonda biriyle konuşuyordu. Muhtemelen teyzemdi. Annemi dinleyerek olanları anlamaya çalışıyordum. Birkaç saat sonra, uçağımızın kalkış saati geldi. Valizlerimizi alıp uçağa doğru ilerledik. Koltuğuma yerleşip kulaklıklarımı taktım ve müzik dinledim.

Bir saat sonra İstanbul’daydık. Nerede kalacağımız veya yeni okulumun neresi olacağı hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Sadece annemi takip ediyordum.

Taksiye bindiğimizde, annemin çok yorgun göründüğünü fark ettim. Sanırım bütün gece bunları planlamıştı. Taksi durduğunda, tatlı pembe duvarları olan tek katlı bir ev bizi karşıladı. Annem taksinin parasını öderken ben çoktan araçtan inmiş ve evi incelemeye başlamıştım.

Annem telaşla kapıyı açarken ben ise kulaklıklarımı çıkarmakla meşguldüm. İçeri adımımı attığım anda bir konfeti patladı, müzikler çalmaya başladı ve tüm yakınlarımı ve babamı bana merhametle bakarken gördüm.

Annem ve babam bana sarıldılar. Ve o… benim kayıp ikizim!

Onu karşımda gördüğümde, kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissettim. Aslında bir ikizim olduğunu biliyordum ama onu bu şekilde göreceğim hiç aklıma gelmemişti. Her şeyimiz aynıydı; gülüşümüz, saç modelimiz, zevklerimiz… hepsi birebir aynıydı.

Artık anlamıştım. Annem beni kandırıp İstanbul’a taşınacağımızı söylemiş ve buraya getirmişti. Olanlara inanamıyordum ama çok mutluydum…

(Visited 10 times, 1 visits today)