Fikirler

Biz insanlar için sonsuz ve sınırsız fikirleri tam olarak tanımlanması zor fikirlerdir. Sonuçta madde ve enerji gibi yaşamın kökünde bulunan fikirler sınırlıdırlar; oluşmazlar ve yok olmazlar, sadece değişir ve dönüşürler. İnsanoğlunun belki en inanılmaz icadı bilgisayar sonsuz bilgi tutamaz, her eski kelime gün gelince başka yeni bir kelimeye yerini vermek üzere yerleşir. Peki o zaman unutmak, günümüzün hızlı ve durmadan değişen toplumunda görüldüğü kadar büyük bir suç mu?

İnsan hafızası kısa ve uzun süreli olarak ikiye ayrılır. Uzun süreli hafıza eski tozlu bir çekmece gibidir, aradan yıllar geçse bile biraz uğraş üzerine açılır, tozu üflenir ve eski bir arkadaş ile buluşmuşçasına bilgi atlar kucağınıza. Kısa süreli ilk akıl evine girdiğinde zamanı gelince atılacağı fikri ile ayakkabısını çıkarır. Genelde de öyle olur, o haftanın alışveriş listesini niye saklayasın ki? Ancak bu bilgide potansiyel vardır, ona sevgi ve saygı gösterilince evine hıphızlı alışır, kendince bir çekmece gözü bulup derin bir uykuya dalar.

Siz hiç aynı anda birden fazla işinizi halletmeye çalıştınız mı? Elbette bunda yeteneklisi vardır ancak genelde bunun sonucu ya sayılı yarım yamalak iş ile ya da hiçbir işin son bulmamasıyla sonuçlanır. Yarım yamalak bir yana ama bir şeyin tamamlanabileceği bir zamanda üç iş nasıl hiç ilerleme katetmiyor? Çünkü insan ister istemez motivasyon ve isteği yakıt olarak kullanan bir canlıdır. İlerleme katetmediğini gören insan “Benim bunu yapmam imkansız.” der ve hiçbir şey yapmaz.

İnsanın hafızası ve bu hafıza evini doldurma hızı sonsuz değildir, zaman ve azim ister. Günümüz toplumunda sorumluluk ve iş çoktur; öğrenci her gün yeni bilgi edinir, işçi her gün yeni isim öğrenir. Öğrenci arkadaşıyla oynar, edindiğini kaybeder; işçi ailesini ziyaret eder, öğrendiğini unutur. İkisi de unutması üzerine bir güzel fırçayı yer ve akşam aynı soruyu kendine sorar:  “Ben bir günü bile hatırlayamıyorsam her günü nasıl hatırlarım?” . O bir günden on, on günden yüz olur.

Maalesef insan beyni her öğrendiğini kalıcı hafızaya taşıyacak ne tasarıma ne de isteğe sahiptir. Kısa zamanlı hafıza bunun kanıtıdır, insan sadece hatırlayan değil unutan da bir varlıktır. Durum böyle olmasa, hayatının her anını hatırlayan insanların haberlerde yer bulması biraz gülünç olurdu. Aynı hatırlamanın zorunluluk görüldüğü bir dünyada insan hafızasının uçsuz bucaksız varsayılması gibi. Unutabilmek için öğrenebilmek, öğrenebilmek için de akıl gereklidir. Belki de bizi insan yapan da sahip olduğumuz bu sınırlardır.

(Visited 4 times, 1 visits today)