Yüzüme vuran aydınlıkla keyifle uyandım. Oldum olası güneşli havaları severim, aydınlık bir güne uyanmak beni mutlu eder. Gözlerimi açtığımda bir de ne göreyim, gördüklerime inanamadım; Gökyüzünde güneş ve ay birlikte görünüyordu ve bulutumsu ışıklar vardı. Normalde de bazen ayın zayıf bir yansıması gün içinde görünür ama bu öyle bir görüntü değildi, ay da güneş de ışıl ışıl parlıyordu.
Gördüklerime inanamadım, çok şaşkındım. Dün gece kamp yapmaya gitmiştik, keyifli bir kamp gecesinin ardından çadırlarımızda uykuya daldık. Uyandığımda gördüklerimden çok şaşkındım. Benimle birlikte gelen arkadaşlarım için de aynısı söylenebilirdi. On dokuz kişi hayretler içinde gökyüzünü izledik.
İlk şaşkınlığın ardından telefonlarımıza sarıldık. Gördüklerimizi, o anı görüntülemek için telaşla kameralarımızı açıp fotoğraf ve video çekmeye başladık. O kadar heyecanlıydım ki kalbim pırpır ediyordu. Bugünün unutamayacağım bir gün olduğunu hissediyordum.
Haberlere baktığımda hiçbir şey gözükmüyor, olay tam bir gizem olarak devam ediyor, ben ise merak içinde araştırmalarıma devam ediyordum. Buraya her hafta sonu yaptığım gibi gelirken bunu hesaba katmamıştım. Sonra, ışıklar parlamaya başladı hem de o kadar fazla parladı ki bütün ülke bunu görüyor diye düşündüm. Arkadaşlarım önemli olmadığını görmezden gelmemizi söyledi. Bir an büyük gezegen çarpışması gibi bir patlayış gerçekleşti. Süper sonic patlama oldu ve ses dalgası o kadar yüksekti ki tir tir titremeye başladım.
Bir süre sonra sıkıldım ve toplanmaya başladım ama biraz da heyecanlı olduğum için işimi ağırdan aldım. Arkadaşlarım biz kalacağız dediler. Bence bu fikirleri akıl kârı değildi. Arabama bindim ve derhal eve gitmek için yola koyuldum. Bu olayı kimseye anlatmayıp kendime saklamaya karar verdim, ağzımı bıçak bile açmayacaktı.
Ertesi gün saat sekiz civarı dışarı temiz hava almak için çıktım ve hayatıma her zaman ki gibi devam ettim.
