Arkadaşlarımdan, evimden, akrabalarımdan uzak kaldığım bir seneydi. Gece beşte kalkıp havaalanına gitmekle başlayan serüvenim için sabırsızlanıyordum. Annem ve babamla daha önce hiç görmediğimiz bir ülkeye gitmek üzere yola çıktık.
Okulum, arkadaşlarım, evim, odam vb. her şey benim için yeniydi. Buradan götürdüğüm birkaç eşya ile orada kendime yeni bir oda kurdum. Evimizin hemen yakınında sincapların ve farklı kuş türlerinin olduğu kocaman, yemyeşil bir park vardı. Okul çıkışında arkadaşlarımla bu parkın oyun alanı kısmında oyunlar oynuyorduk. Çocuk oyun alanında kocaman bir teleferik, farklı parkur alanları, eğlenceli salıncaklar, upuzun kaydıraklar, kum havuzları bulunuyordu. Havanın güzel olduğu zamanlarda arkadaşlarımla beraber süslü ve renkli beslenme kutularında getirdiğimiz farklı atıştırmalıklarla piknik yapıyorduk. Annem ve babam orada çok yoğun oldukları için beraber geçirebileceğimiz çok zamanımız olmuyordu. Bir yandan da hava çoğu zaman yağmurlu ve rüzgârlı olduğu için dışarıda çok zaman geçiremiyorduk. Bir an önce havaların ısınıp güneşli bir günde ailecek piknik yapmanın hayalini kuruyordum. Annem bu hayalimizi bir kâğıda not etmişti.
Sonunda havanın güzel olduğu bir gün piknik sepetimizi hazırlayarak parka gittik. Orada kocaman bir ağacın altında oturup oyunlar oynadık ve piknik yaptık. O ülkedeki en güzel anılarımdan biri, ailemle yaptığımız piknikti. Bu yüzden o anı bir nesne olabilseydi, bu nesne bir piknik örtüsü olurdu.
