Pizza Dükkanı

Zeynep dişlerini fırçalayıp annesinin yanağına bir öpücük kondurduktan sonra uykuya dalmak üzere odasına doğru yol aldı. Üstüne yorganını aldıktan sonra uykuya dalmak için gözlerini kapadı fakat kendini bir boşluğa doğru düşerken buldu.

İşte hikayesi tam da orada başlıyordu. Uzun bir düşüşün ardından kendini güzel motifleri olan tüylü bir halının üzerinde buldu ve tam ben neredeyim diye düşünmeye başlayacağı sırada oradaki ruhlardan bir tanesi yanından geçti. Zeynep hemen koşup yanında bulduğu dolabın içine saklandı ve ağlamaya başladı. Bir anda ağlamanın kendisine fayda sağlamayacağını ve nereye düştüyse bir an önce buradan kaçması gerektiğini anladı. Hemen ayağa kalkıp yerde bulduğu bir fenerle etrafı aydınlatarak yürümeye başladı. Buranın normal bir yer olmadığını buranın terk edilmiş bir pizza dükkanı olduğunu fark etti. Bir ruh yanına yaklaşıp, bize yardım etmen için seni seçtik., dedi. Zeynep korkarak arkasını döndü. O pizza dükkanında sıkışıp kalmış dört ruhu gördü ve korkusunu bir yana bırakarak onlara yardım etmeye karar verdi. Aralarındaki en küçük erkek ruh:

“Eğer bize yardım edeceksen kötü ruha yakalanmamaya dikkat et ve bizi kurtarmak için labirenti bitirmen gerek, bitirdiğinde bizde kurtulmuş olacağız ve kötü ruhta kötülükten arınmış olacak.”

Zeynep:

“Tamam her şeyi anladım peki labirente nereden başlayacağım?”

En büyük ruh:

“Labirenttesin zaten hatta konuşurken fark etmeden yürüyerek labirentin yarısını bitirdin bile.”

Zeynep bunu duyunca şok oldu ama gerçekten bir yandan yürüdüğünü fark etti. İşte tam o anda ruhlar yok oldu ve kötü ruhu karşısında buldu Zeynep. Ama Zeynep hemen onun kötü ruh olduğunu fark edince koşarak uzaklaştı. Tam o anda karşısında iki yol belirdi. Ortada küçük bir taş sehpa ve üzerinde bir nesne gördü: bir kibrit çöpü. Yanında bir bilmece gördü Zeynep “Gecenin bekçisiyim, kendi ışığım yok. Başım her gece değişir bazen dolu, bazen ince bir çizgi.” yazıyordu bilmecede. Birinci kapı ay şeklinde ikinci kapı ise güneş şeklindeydi. Zeynep hemen bilmeceyi çözüp ay şeklindeki kapıdan içeri girdi. Orda onu bekleyen tombul kollarında ayın evrelerinin dövmeleri olan bir büyücü bekliyordu. O büyücü Zeynep’e kendini ay canavarı diye tanıttı. Yolu göstermek üzere Zeynep’i kolundan tutup çekti bir anda Zeynep karşısında görkemli şekilleri bulunan kocaman çıkış kapısıyla karşılaştı. İşte o zaman buradan çıkma umudu yeniden yeşermişti. Hemen kapıdan çıkıp oradan kaçtı.

Oradan çıkar çıkmaz kendini yatağında bulmuştu sabah olmuştu bile hemen kalkıp annesini uyandırdı ve bu inanılmaz hikayeyi anlattı. Annesi böyle şeylerin gerçek olmayacağını Zeynep’in sadece rüya gördüğünü söyledi. Zeynep ise annesine katılmıyordu bu konuda rüya görmemişti orada gördüğü her şey gerçekti. Tam o anda ruhlardan biri yanına yaklaşıp “teşekkür ederiz!” dedi.

(Visited 5 times, 1 visits today)