Merhaba arkadaşlar! Ben Eylül. Renkli Renga Şehri’nde yaşıyorum. Bu şehirde herkesin kişiliğine göre bir rengi olur. Mesela mutlu olan birinin rengi pembedir, üzgün olanın rengi mavidir. Bu şehir o kadar rengârenk ki her zaman çok güzel görünür.
Benim rengim sarıdır çünkü çok pozitif biriyim. Bazılarının ise iki rengi olur. Benim diğer rengim siyah. Nedenini bilmiyorum ama insanlar, ortada bir kavga varsa benim de içine daldığımı söyler. Aslında bence öyle değilim.
Şehrimizde evlerimiz de renklerimize ve sevdiğimiz şeylere göre tasarlanmıştır. Mesela benim evim sarıdır. Odamın penceresinden kaydırak uzanır ve yere kadar iner. Evin dışı ise siyah renkte, sivri uçlarla süslenmiştir. Arkadaşım Elif çok mutlu ve tatlı biridir, bu yüzden rengi koyu pembe ve açık pembedir. Evi şekerden yapılmıştır ve bahçesinde şeker tarlası vardır. Diğer arkadaşım Ela utangaçtır, bu yüzden rengi yeşildir. Evi bitkilerden yapılmıştır, kocaman bir yaprak yatağıdır ve üstünde birçok meyve bulunur.
Toplu alanlarda ise tüm renkler bir aradadır. Biliyor musunuz, gökyüzü her gün farklı bir renkte olur.
Şimdi size bayramlarımızdan bahsedeceğim. Bizim en özel bayramımız Gökkuşağı Bayramıdır. Bu bayram, bize bütün renklerin bir değeri olduğunu ve her rengin özel olduğunu hatırlatır. İşte bu yüzden bu şehri çok seviyorum çünkü burada hiç kimse küçük görülmez ve herkes kendini değerli hisseder.
