Renklerin Dile Geldiği Şehirde Bir Gün

Bir sabah uyandığımda odamın içi hafif sarı bir renkle doluydu. Bu renk, evde herkesin mutlu olduğunu gösterirdi. Çünkü yaşadığım şehirde insanların duyguları renklerle görülür. Konuşmasalar bile nasıl hissettiklerini anlamak çok kolaydır. Bu durum bazen güzel, bazen de biraz garip olabiliyor.

Evden çıkıp okula doğru yürümeye başladım. Sokakta yürürken insanların etrafındaki renkler dikkatimi çekiyordu. Komşumuz Ayşe Teyze’nin etrafı açık pembeydi. Bu, onun sakin ve iyi hissettiğini anlatıyordu. Bana gülümseyince ben de kendimi daha iyi hissettim. Biraz ileride tartışan iki kişinin etrafında kırmızı renk vardı. Kırmızı sinir demekti ve bu yüzden yanlarından hızlıca geçtim.

Okula giderken parkın içinden geçtim. Bankta oturan yaşlı bir adamın etrafı griydi. Gri, yalnızlık ve üzüntü anlamına gelir. Yanına gidip “İyi misiniz?” diye sordum. Benimle konuşunca rengi yavaş yavaş yeşile döndü. Bu durumu görmek beni şaşırttı ama aynı zamanda mutlu etti.

Okulda öğretmenimiz sınıfa girdiğinde etrafında turuncu bir renk vardı. Bu, onun enerjik olduğunu gösteriyordu. Ders boyunca sınıfın içi sürekli renk değiştiriyordu. Sorulara cevap verirken bazen heyecandan mavi, bazen yanlış yaptığımızda biraz koyu renkler oluşuyordu ama kimse kimseye kızmıyordu çünkü herkes birbirinin duygusunu görebiliyordu.

Akşam eve döndüğümde yorgundum ama mutluydum. Evde ailemle yemek yerken etrafımızı saran sarı ve turuncu renkler aramızdaki sevgiyi gösteriyordu. Bu şehirde yaşamak bazen zor olsa da insanların birbirini daha iyi anlamasını sağladığı için çok güzeldi. Keşke her yerde duygular bu kadar açık görülebilseydi.

(Visited 7 times, 1 visits today)