Ruh

Diğer bütün ruhlar şekil aldılar bile, ama ben hala bekliyorum. Biçimden biçime, halden hale gidiyorum fakat hala bir karar veremedi. Her sabah ne olarak uyanacağım ve akşam ne olarak yatacağım belli değil. Sanırsam geçenlerde bir böcek olmuştum ama bu kadar değişimden sonra hatırlamak zor oluyor.

Her ne kadar sinirlensem de birkaç kere geri döndüğüm şekiller var. Mesela bu sabah olduğum gibi bir sürü kez bir tüye dönüştüm. Ne tüyü olduğum çok önemli değil, sadece bir tüy fakat renkli bir tüy tabii ki de. Kişiliksiz olduğumuzu bir an bile düşünmeyin, eğer öyle olsaydı işim gerçekten çok kolay olurdu. Birkaç süre yatakta bu kadar zorlanmasına pişmanlık duyarken -genelde böyle hissettiğinde tüy oluyorum zaten- uçuşup yanına kondum. Tüy olmamın nedenlerinden biri de bu: küçük veledin beyni sabahtan başlayarak onu stres edecek şeyleri hatırlıyor ki işlerini unutmasın. Unutmasın unutmasına da bir anda balon gibi şişiyor, ben de onu hafifletiyorum böyle. Merak etmeyin bu durgunluk uzun sürmeyecek çünkü okula gidiyoruz.

Sıkıcılık ve kişiliksizlikle alakalı dediğim çoğu şeyi burada unutabilirsiniz çünkü okuldaki konular o kadar sıkıcı ki sadece siyah bir küre oluyorum. Önemli olduklarını inkar edemem ama kimse de bana gelip okulun bu konuları sevdirmesiyle alakalı bir şeyler zırvalamasın çünkü öyle bir zamanları yok. İlk birkaç dersten sonra alevleniyorum birazcık. Bu sıklıkla olan bir şey değil ama okuldaki bazı insanların düşünceleri ikimizi de çileden çıkarıyor, düşüncesini söylemek istiyor ben de ona azıcık birazcık mini minnacık gaz veriyor olabilirim lakin insanların başka türlü çok zor deyip kustukları saçma düşünceleri koklamak da kolay değil. Keşke herkes bizi ciddiye alabilse

Yine hatırladım hayatımın sorunu yine! İnsanlar bizi ciddiye almadıkları yetmiyormuş gibi bizimki de onların dediklerini hemen ciddiye alıyor. Üstelik ona denmeyen şeyleri insanların hareketlerinden ya anlıyor ya da uyduruyor, tabii benim şansımla çoğunlukla ikincisi yaşanıyor. Neymiş efendim şöyleymişiz ah şu iyi değilmiş çok garipmiş şöyle yapmamızı sevmiyorlarmış… Bir süre sonra ya gerçek ya değil bunca ses insanın başını şişiriyor. Ama hakkını vermem lazım bu yaşanınca beni bir güzel dinlendiriyor. Bir anda ne kendisinin ne başkasının tüm yargısını unutuyor ve öyle bir rahatlıyorum ki. Sonra birlikte sevmediğimiz insanlara içimizden hakaret yağdırıyoruz. Tavsiye ederim çok iyi geliyor.

Aslında ne yapmaya çalıştığını anlıyorum; aynı anda hem yeterince iyi hem yetenekli hem de hayatından memnun biri olmaya çalışıyor. Aslında yalnız kaldığımız zamanlarda bunu başarıyor da, herkesin çok bilmiş gözlerinden uzakta yani. O böyle hissettiğindeyse her ne isem her şey kayboluyor ve sadece küçük bir çekirdek oluyorum. Çekirdeğin içinde ne var ben bile bilmiyorum ama bence o biliyor. Bir süre sonra çiçek tomurcuklanıyor, yaprakları dünyaya uzanıyor da uzanıyor sanki hepsini sarmalamak ister gibi. Sonrasındaysa bir anda ölüyor. Belki de aldığım her şekil o çiçeklerden biridir.

(Visited 5 times, 1 visits today)