RÜYALAR DİYARI

Hafta sonuydu, güneş batmak üzereydi. Ben de yatağıma uzanmış, hikâye kitapları okuyordum. Sonra annem beni akşam yemeği için çağırdı. Yemeğimi afiyetle yedikten sonra odama döndüm. Pencereden açık mor renkli bir ışığın odama dolduğunu fark ettim. İşte her şey, o tuhaf ışığın odama dolmasıyla başladı.

Birdenbire ışık, lila renkli bir periye dönüştü. Lila odaya girdikten sonra oyuncaklarıma sırasıyla dokundu. Kimisi şarkı söylüyordu, kimisini de dandeden bebeklere dönüştürdü. Birdenbire oyuncak bebekler, Lila’yla benim üzerime gelmeye başladılar. Lila’yla ben, pencereden atlayıp dışarı kaçtık.

Önümüzde kocaman bir merdiven belirdi. Merdiveni çıktıkça çok kötü kokuyordu ama sonunda merdivenin sonuna varmıştık. Ancak kafamızı kaldırdığımızda gördüklerimize inanamadık; her yerde böcekler vardı.

Birazcık daha ilerleyince bir şato belirdi. Şatonun kapısı açıktı. İçeride kral ve kraliçe oturuyordu ama dişleri dökülmüş, saçları kirli ve dağınıktı; elbiseleri de yırtıktı. Fark etmeden kral ve kraliçeyle konuşmaya başladık. Sonra hep birlikte bahçeye çıktık. Bahçede besledikleri vahşi hayvanlar vardı. Hepsi birden bizi kovalamaya başladı.

Hızla oradan kaçarken nefes nefese kalıp birden gözlerimi açtım ki akşam yemeğinden sonra uzandığım yatağımda, elimde kitapla uyuya kalmışım. Hepsi rüyaymış.

(Visited 2 times, 1 visits today)