Sakinler ve Kızgınlar

Mahalle yine sıradan bir sabaha uyanmıştı ama bu kez bir tuhaflık vardı. Herkes sanki tek bir duygunun içine sıkışıp kalmıştı. Kimileri aşırı sakin, kimileri ise çok kızgındı.

Bu durumun ne kadar kötü olabileceğini düşünürken aklıma bir şey geldi: Ya cesaret duygusu da kontrolden çıkarsa? O zaman insanlar tehlikeyi hiç düşünmeden hareket edebilirdi. Nitekim öyle de oldu. Bazıları düşünmeden riskli davranışlarda bulunmaya başladı ve bu durum mahallede büyük sorunlara yol açtı.

Öte yandan kızgınlık duygusu da kontrolden çıkmıştı. İnsanlar en küçük şeye bile öfkeleniyor, mahallede huzursuzluk giderek artıyordu. Sabır duygusuna sahip olanlar ise o kadar bekliyorlardı ki hiçbir şey yapamaz hâle gelmişlerdi. Bu durum hayatı durma noktasına getirmişti.

Bir anda önemli bir şey fark ettim: Elektrik santrali çalışmıyordu. Hemen oraya gitmeliydim. Santrale vardığımda görevlilerin aşırı sabırlı davrandıklarını, bu yüzden hiçbir işe başlayamadıklarını gördüm. Bu nedenle elektrikler kesilmişti.

Hemen harekete geçtim ve elektrikleri yeniden çalıştırdım. Ancak kızgınlık çoktan sokaklara yayılmıştı. Bunun üzerine hızlıca bir hoparlör aldım. Yüksek sesle sakinleştirici sözler söyledim ve yumuşak bir müzik açtım. İnsanlar yavaş yavaş sakinleşmeye başladı.

Onların rahatlaması için battaniyeler ve sıcak süt dağıttım. Müziğin ve sessizliğin etkisiyle herkes yeniden normale dönüyordu. Mahalle sonunda eski huzurlu hâline kavuşmuştu.

(Visited 1 times, 1 visits today)