Sanat ve Toplum

Rönesans döneminden Taş Devri’ne sanat toplumların en önemli etkenlerinden biri olmuştur. Buna ek olarak birçok devlet insanı ve siyasi kişilikler dünyamıza bu konu hakkına kayda değer vecizeler katmıştır. İnsanların çoğuysa sanatın ülke gelişmişliğiyle bağdaşmış olduğunu öne sürüyor. Peki sanatı gelişmemiş ülkeler gerçekten yükselemez mi?

Sanat; müzikten resime, heykelden şarjılara birçok alanda bulunan bir güzel sanattır aslında. Atatürk’ün vurgulayarak bahsettiği bu elmas, bana sorarsanız gerçekten de bir milletin en önemli ve en gerekli oluşumlarından biridir. Gerek tarihi bir belge gerekse onlarca duyguyu harmanlayan bir havandır sanat. Milli beraberliğin bir sebebi, ayrıca toprakları koruma isteğini tetikleyen sanat, rengi olmayan bir diyarı rengarenk yapan boyadır. Sanatı özel kılan en büyük etken budur zaten. Renksiz dünyaları renklendiren, üzgün suratları mutluluktan açan ve sokakta yanından geçtiğiniz insana enerji vermenizi sağlayan bit lütuftur sanat.

İnsanı uzun bir vakit düşünmeye zorlayan ve tıpkı bir beyin egzersizine benzer sanat. Yapanın göğsünü kabartır, okuyanınsa içini kıpır kıpır eder.  İşte bu yüzden olumsuz bir yanını bulmak epey uğraştırır. Çünkü olmlu yanları olumsuz tarafları ezip geçmektedir. Elbette kargaşa çıkarabilir ve toplum huzurunu darmaduman edebilir, lâkin bu neredeyse imkansız bir olasılıktır. Sanatın asıl amacında elbet eleştirmekte vardır ama bu kendini geliştirmek için bir tavsiye gibi görülmelidir, savaş açmak için reddedilen bir ültimatom değil.

Sanat, zaman zaman hiyerarşi sebebiyle insanların ayrıştırılması için bir araç olarak da kullanılmıştır: Tıpkı çok ünlü eserlerin sadece soylu ve zengin bireylerin evlerinde veya sarayalarında bulunması gibi. Bu ise sanatın negatif yanı değil, insanın duygularınının ve burnunun dikliğinin sonucu oluşan bir olgudur. Kim milyon dolarlara söz konusu olan; renkler, karmaşık anlamlar ve duygularla beslenmiş bir şaheserin insanları birbirine bölmekte kullanılmasını isterdi ki? İşte sanat eserlerinde bu ayrıştırmalardan da bahsedilmiştir. Şunu bilmeliyiz ki sanatın elinden hiçbir toplumsal olay da kaçamaz. İşte bu da toplum gelişiminin kanıtıdır: Gelişmiş toplumlarda sanat bir basın aracı ve eleştiri aleti olarak kullanılırken, gelişmemiş devletlerde sanatın s’sinden eser yoktur.

Kısacası sanat kesinlikle bir ülkenin gelişmişlik seviyesini belirleyen önemli bir etkendir. Sanatın olmadığı topraklarda gelişim veya yükseliş görülmesi düşündüğünüzden nadirdir.

(Visited 8 times, 1 visits today)