Sanatın Topluma Etkisi

Bir toplumun ne kadar gelişmiş olduğuna sadece teknolojiye bakarak karar verilemez.Yüksek binalar,hızlı ulaşım araçları ya da gelişmiş makineler tek başına o toplumun gelişip gelişmediğine karar veremez.Bir toplumun gerçekten ne kadar geliştiğini anlayabilmemiz için o toplumun düşünce yapısına,hayal gücünün,empati duygusunun ,düşüncelerini ifade etme özgürlüklerinin ve iletişimlerinin ne kadar güçlü olduğuna bakmalıyız.İnsanlar kendini ifade edemiyorsa,empati kuramıyorsa,hayal kurmayı bilmiyorsa,düşüncelerini başkalarına aktaramıyorsa ;o toplumun teknoloji ne kadar ilerde olursa olsun o toplum gerçekten ilerlemiş sayılamaz.İşte bu yüzden sanat toplumun köşe taşı haline gelmiştir.Sanatın olmadığı distopik bir dünya düşünün.Edebiyat yok,resim yok,müzik yok,sanat kavramını dair hiçbir şey yok.Sizce bu toplum gelişebilir mi? 

 

Bu soruya cevap vermeden önce sanatın insanlık tarihindeki yerine bakalım.İnsanoğlunun ilk iletişim aracı sanattır.Kısacası sanat biz var olduğumuzdan beri var .İlk insanlar duygu ve düşüncelerini kelimelerle değil mağaraya çizdiği resimlerle ifade etmişlerdir.Örneğin insanlar avlanmaya ya da başka yerlere gidecekleri zaman mağaraya çizimler yaparak diğer insanlara haber veriyorlardı. Daha sonra taşlara vurarak sesler çıkarmış ve müziğin temellerini atmışlardır. Ardından yazı ortaya çıkmış, böylece fikirler kalıcı hale gelmiş ve kuşaktan kuşağa aktarılabilmiştir. Peki sanat kavramı hiç ortaya çıkmasaydı, insanlık yine de bu kadar gelişebilir miydi? 

 

 

Yukarıdaki paragrafta belirtiğim gibi modern dünyamızın bu kadar gelişmesini sağlayan faktörlerden birisi sanattır.Sanatın olmaması yalnızca estetik bir eksiklik olmazdı, düşünsel ve toplumsal bir çöküşe yol açardı.Edebiyatımız olmasaydı ruhumuzu besleyen şiirleri,yanlışlardan ders çıkarmamızı sağlayan fablları,ufkumuzu açan hikayelerin hiçbirine sahip olamayacaktık,düşüncelerimizi özgürce yansıtamayacaktık.Romanlar sayesinde hayata farklı pencerelerden bakabiliyoruz.Bu sayede empati duygumuzu ve problem çözme becerimizi geliştiriyoruz.Romanlar hayal gücümüzü gelişterek imkansız diye bir şey olmadığını öğretip bilimsel gelişmelerin önünü açmıştır.Örneğin Jules Verne’nın ‘Ay’a Yolculuk ‘ adlı eseri insanlığa  Ay’a gitme fikrini aşılamıştır.Bilim insanlarına ilham olmuştur.Ayrıca resim olmasaydı şuanda hayranlıkla baktığımız mimarilerin hiçbiri var olamazdı..Sanat aynı zamanda insanları bir araya getiren bağdır.Sanat olamadan ortak bir kültür ve kimlik oluşamazdı.Bunun yanı sıra sanat bir köprü görevi görerek geçmişi ,şimdiki zamanı ve geleceği birbirine bağlıyor.Eğer sanat olmasaydı tarih sadece sayılardan ve olaylardan oluşan bir sosyal bilim olacaktı. 

 

Sonuç olarak sanatın olmadığı bir toplumda gelişme yalnızca yavaşlamakla kalmaz;o toplum düşünemez, üretemez,sorgulayamaz hale gelir.İnsanlar yalnızca kendilerine verilen bilgi ve düşüncelerle yetinir ,geliştiremez hale gelirlerdi.Sanatın yokluğu yüzünden insanlar geleceği tasarlayamazlardı,yerlerinde sayarlardı.Kısacası toplum gelişemez hale gelir ve o toplum bir toplum olmaktan çıkardı.Sanat olamadan toplumlar tekdüzeleşir,gelenekler ve kültürel değerler yavaş yavaş yok olmaya başlardı veya gelenekler ve kültürel değerler hiç var olamazdı.Ayrıca  eleştirel düşünme, merak, dayanışma ve yaratıcılık gibi temel insan nitelikleri de körelir, bireylerin düşünce kapasitesi azalır ve toplumlar ruhsuz bir mekanizma haline gelirdi.Özetlemek gerekilirse sanat farklılıkların,düşüncelerin ve insanların birleştiği kavram olup bizi geleceğe taşıyacak güçtür.Sanat olmadan insanlık sadece nefes almış olurdu,gerçekten yaşamış olmazdı. 

(Visited 15 times, 1 visits today)