Sanatsız Kalan Toplumun Yavaş Yürüyüşü
“Sanatın olmadığı toplumlar hızlı gelişemez” görüşü bence büyük ölçüde dogrudur. Çünkü sanat sadece resim müzik gibi şeyler değildir, insanın düşünme biçimini duygularını ve hayata bakışını etkiler. Sanat olmayan bir yerde insanlar daha tek düze düşünür, sorgulamaz ve bu da gelişmeyi yavaşlatır. Mesela sadece teknolojiyle ilerleyen bir toplum hayal edelim, her şey makine gibi olur ama ruh olmaz. Sanat insanlara hayal kurmayı öğretir. Hayal kuramayan insan yeni bir şey ortaya koyamaz. Bir bilim insanı bile keşif yaparken hayal gücüne ihtiyaç duyar. Bu hayal gücü de çoğu zaman sanatla beslenir. Kitap okuyan, tiyatro izleyen, müzikle ilgilenen bireylerin düşünce dünyası daha geniştir. Böyle insanlar toplumda çoğaldıkça yenilik artar ama sanat yoksa bu zor olur. Bazıları “önce ekonomi sanat sonra” der ama bence bu yanlıştır. Çünkü sanatı geri plana atan toplumlar bir süre sonra üretkenliğini kaybeder. İnsan sadece çalışmak için yaşayan bir varlık değildir. Duygularını ifade edemezse mutsuz olur, mutsuz toplum da ilerleyemez zaten. Ayrıca sanat toplumda birlik duygusu oluşturur. Ortak şarkılar, filmler, tablolar insanları bir araya getirir. Bu da toplumsal gelişmeye katkı sağlar. Sanat olmayan bir yerde insanlar birbirine yabancılaşır. Sonuç olarak sanat bir lüks değil ihtiyaçtır. Sanatın olmadığı toplum belki ilerliyormuş gibi görünür ama aslında yavaş yavaş durur. Bu yüzden hızlı gelişme isteyen toplumlar sanata önem vermelidir bence.
