Sevgi Satın Alınabilir Mi?

 Acaba sevgi gerçekten, eski zamanlardaki gibi saf ve içten mi? Yoksa artık sevgi bile  sadece alışverişten mi ibaret? Eskiden insanlar birbirini sevdiklerinde bunu küçük ama anlamlı şeylerle gösterirdi: Bir çiçek, bir mektup, bir dokunuş yeterdi. Şimdi ise sevgi gösterileri sanki bir yarışa dönüştü. Kim daha pahalı hediye almış, kim daha şık bir yerde yemek yemiş, kim sevgilisiyle daha “mükemmel” fotoğraf paylaşmış… Bana kalırsa, günümüzde sevgi biraz hatta baya değişti. Eskisi kadar doğal ve sade değil. Çünkü insanlar artık duygularını yaşamak yerine göstermeye çalışıyor. Her şeyin fotoğrafını çekip paylaşmak, insanların onayını almak istiyorlar. Oysa gerçek sevgi bence çok daha sessiz ve derin bir şey. Bence, sevgide maddi şeylerden çok manevi değerler daha önemli. Birinin yanında olduğunu hissettirmesi, zor zamanında senin yanında olduğunu hissettirmesi, seni olduğun gibi kabul etmesi çok daha değerli. Bunlar para ile alınamaz, mesela bir arkadaşım kötü bir gün geçirdiğinde onunla oturup konuşmak, onu dinlemek, ona destek olmak… Bence bu, ona pahalı bir hediye almaktan çok daha anlamlı.

Tabii ki hediye vermek kötü bir şey değil. Herkes sevdiğine küçük sürprizler yapmak ister. Ama bu sürprizler içten olmalı, kişinin içinden gelmeli. Sırf başkalarına göstermek için değil, karşındakini mutlu etmek için yapılmalı. Ne yazık ki günümüzde bu anlayış biraz kayboldu. İnsanlar sevgiyi göstermek için yarışıyor gibi. Oysa asıl önemli olan sevgiyi hissettirmek bunu unutuyorlar. İlişkilerde güven, saygı, anlayış gibi değerler ön planda olmalı. Bunlar varsa, ilişki zaten sağlam olur. Ama sadece maddi şeyler üzerine kurulu bir ilişki uzun sürmez. Çünkü maddi şeyler geçicidir. Bugün vardır, yarın yok olabilir. Ama kalpten gelen sevgi, yıllar geçse de varlığını sürdürür. Benim için birini sevmek, onunla birlikte gülebilmek, üzülmek, hayal kurmak, geleceği paylaşmaktır. Birlikte zaman geçirmek, dertleşmek, ağlamak, gülmek… bunlar çok kıymetli. Bu yüzden manevi değerler ilişkilerde her zaman ön planda olmalı. Hediye almak, birlikte dışarı çıkmak güzel şeylerdir ama sevgi buna dayanmamalı.

Tüketim kültürü bize her şeyi hızlı yapmayı öğretti. Hızlı alışveriş yapıyoruz. Hızlıca ilişki kurup, hızlıca ayrılıyoruz. Ama sevgi böyle bir şey değil. Sevgi zaman ister. Sevgi emek ister. Sabırla büyür. Bir çiçek gibi yavaş yavaş gelişir. Zorla ve aceleyle olmaz. O zaman yapay olur, gerçek olmaz. Bu yüzden sevgiyi harcamamalıyız, onu hissetmeli ve yaşamayı öğrenmeliyiz. Kendi hayatımda da buna dikkat etmeye çalışıyorum. İnsanlara değer verirken, onlara sadece maddi şeyler sunmuyorum çünkü bu gerçek bir sevgi, doğru bir sevgi gösterme şekli değil. Onları anlamaya, dinlemeye, yanında olmaya çalışıyorum. Çünkü gerçek sevgi, kalpten gelen bir bağdır.

Sonuç olarak, sevginin tüketim kültüründen etkilendiğini düşünüyorum. Ama bizler, bu durumu değiştirebiliriz. Sevginin anlamını hatırlamalıyız. Gösterişten uzak, içten ve sade bir sevgi… Bence en güzeli bu. Sevgi, bir kalbin diğer kalbi anlamasıdır. Gerisi sadece süs.

(Visited 8 times, 1 visits today)