Bir dünya olsaydı… Tamamen büyücülere ait, hiç Muggle’ın olmadığı, sadece büyücü ve cadılardan oluşan bir dünya. Nereye baksanız asalı ve pelerinli uçan insanlar, süpürgeleriyle gökyüzünde süzülen cadılar, birbiriyle savaşan büyücüler ve bu sihirli dünyaya ait her şey. Çarşıya indiğinizde, sizi onlarca büyücü dükkânı karşılardı. Birinde asalar, diğerinde pelerinler, bir başka dükkanda süpürgeler, iksir malzemeleri ve daha fazlası…
Okullarda, süpürge üzerinde asasıyla sihir yapan çocuklar görürdünüz. Öğretmenler, Sirius Snape gibi pelerinlerini savurtturarak ağırbaşlı bir şekilde yürürlerdi. Bir sınıfta öğrenciler birbirini kurbağaya dönüştürürken, diğer sınıfta iksirler karıştırılırdı. Evlere gittiğinizde, kimse yemek yapmakla uğraşmazdı; parmak şıklatıldığında sofralar anında donanırdı. Sokakta oynayan çocuklar bir oraya bir buraya koştururken, büyükler süpürgelerle onları yukarıdan izlerdi.
Anne-babalar, çocuklarını bakkala göndermek yerine, istedikleri her şeyi sihirle uçurarak getirirlerdi. İş yerlerinde işler, çok kısa sürede halledilirdi ve trafik diye bir şey kalmazdı. Bazen, çocuklar için süpürge ve asa kullanım yarışmaları düzenlenir, kazanan kişi sevinç içinde uçarken kontrolsüzce şatoların uçlarına takılıp asılı kalırdı.
Hava istenmeyen şekilde değiştiğinde, herkes bir araya gelir ve bir anda gökyüzünü değiştirirdi. Başka bir şehre gitmek, normalde olduğu gibi saatlerce sürmek yerine, ışınlanma sayesinde birkaç salise içinde gerçekleşirdi.
Ve en önemlisi, Muggle ve büyücü kavgası ve ayrımcılığı olmazdı. Büyücüler gönüllerince yaşar, gizliliklerini saklamak zorunda kalmazlardı; ya da zor durumda Muggle’lara karşı güçlerini kullandıkları için cezalandırılmazlardı.
Evet, büyücüler için böyle bir dünya gerçekten çok güzel olurdu.
