Bir okul günümde hazırlanıyordum. Dolabımı açtığım anda biri beni dolabın içine itti! Gözlerimi açtığımda gördüklerime inanamadım! Bir dünya, renkli bir dünya… İçinde pembe ağaçlar, mavi dağlar, renkli bir gökyüzü vardı. Bir kedi beni bir dağın üstüne götürdü. Dağın üstünde bir kadın vardı. Kadın kediye, “O kız bu mu?” diye sordu. Kedi, “Evet Kraliçem.” dedi ve gitti.
Ben anlamadığım için sordum: “Acaba burası neresi, siz kimsiniz?” Kraliçe, “Burası senin rüyan, sen rüyadasın. İstediğin zaman uyanabilirsin. Ben rüyandaki Kraliçe Elizabeth.” dedi. Ağzım açık kaldı. Az önce okula gidiyordum, şimdi ise rüyamdaki bir kraliçe ile konuşuyordum.
Bana çok saçma gelmişti ama içten içe çok soru sormak istemiştim: “Kraliçe Hanım, burada uçabiliyor muyuz?”
Kraliçe:
“Senin rüyan, benim değil. İstediğini yapabilirsin.” dedi. Çok mutlu olmuştum.
“Tamam!” dedim ve hemen denemeye gittim. Bir dağdan atladım ve uçmaya başladım! İnanamadım, gerçekten uçuyordum. Kuşlar da benimle uçuyordu. Yere indim ve gözlerimi açtım. Bir de ne göreyim, geri dünyaya gelmiştim!
Hemen okul için hazırlandım ve annem ile babama rüyamı anlattım.
