Ben Kate, ailesi tarafından terk edilmiş bir büyücüyüm. Şu an yaşadığım bu şehir tam büyücülere göre. Evler çok eski gözüküyor, koyu eski tip evler; genellikle etrafta eski tip uçabilen arabalar var. Bu şehrin en güzel yanı, her tarafta büyü okulları, mağazalar ve yeni insanlarla tanışıp büyü yaparak kaynaşabileceğiniz yerlerin olması.
Her şehirde olduğu gibi bu şehrin de kuralları var. Onlardan biri, sokakta öyle kafanıza göre büyü yapamamanız, hele asa dükkanındayken. İkinci kural ise insanlara zarar verecek, geri dönüşü olmayan ve çok bilmediğiniz büyüler yapmamak. Bu kural çok önemlidir çünkü bu kurala uymazsanız hem sizin hem de büyüyü uyguladığınız insan için kötü sonuçlar olur.
Üçüncü kural, bir büyüyü yılda üç kereden fazla yapamamaktır. Örneğin, başka bir nesneye veya canlıya dönüştürme büyüsünü yılda sadece iki kere yapabilirsiniz. Eğer ikiden fazla yapılırsa büyü yan etki gösterir ve büyünün etkisi sonsuza kadar sürer.
Bunun dışındaki neredeyse bütün kurallar okulla alakalı çünkü bizim için, yani büyücüler için okul çok önemlidir. İşte benim yaşadığım sihir dolu şehir.
