Zamanda Yolculuk
Zamanda Yolculuk

Sınav Günü

Güneşli bir gündü ve son bir yıldır hazırlandığım o sınava girecektim. Arkadaşlarım da en az benim kadar heyecanlıydı. Bazıları çok çalışmış, bazıları ise sınava hazırlanması gerekirken hiçbir şey yapmamıştı. Ben, çok çalışanlar tarafında yer alıyordum.

Biraz sohbet ettikten sonra sınav saatine on beş dakika kaldığını fark ettik ve içeri girdik. Sınav salonlarına geçtik, biraz bekledik ve sınav başladı.

Sınav süresi, elli beş soru için bir saatti. İlk yarım saat gayet normal geçti. Sorular ne çok kolay ne de çok zordu. Dakikada bir soru çözebiliyordum. Böyle giderse sınavım çok iyi geçecekti. Hatta birincilik bile mümkün olabilirdi.

Sınavın ikinci yarısı… işler değişti. Yavaşlamıştım. Zamanında bitiremeyecek gibiydim. Son on dakika kalmıştı ve önümde hâlâ yirmi soru vardı. Yetiştirmem neredeyse imkânsızdı.

Birkaç dakika sonra artık saniyelerle yarışıyordum. “Bir mucize olsa…” dedim içimden. Tam o anda  garip bir şey oldu.

Her şey durdu.
Duvardaki saat bile.

Zamanı mı durdurmuştum?
İnanamadım.

Sonra daha da garip bir şey oldu: Biri geldi ve beni tebrik etti. Ne yapmıştım ki? Kafam çok karışmıştı. Ona seslendim:
“Ben nasıl zamanı durdurdum, biliyor musun?”

Adam sadece baktı ve “İnanç” dedi.

Nasıl yani? İnanan herkes zamanı durdurabilir miydi?
Bu gücü devam ettirebilir miydim?

O an bunu düşünmeyi bıraktım. Çünkü her şey ne kadar garip olursa olsun, bu sınavı iyi geçirmem gerekiyordu.

Zaman durmuştu ve ben o anda sınavıma döndüm.
Soruları sakin sakin çözdüm.
Son soruyu yaptıktan sonra etrafıma bakındım.

Her şey normale dönmüştü.
Gözetmenin sesi yükseldi:
“Sınav bitmiştir!”

O günden beri düşünüyorum:
O gün gerçekten ne oldu?

(Visited 7 times, 1 visits today)