Saniyelerle yarışıyordum, bir mucize gerçekleşse dediğim o anda…” Maçın son dakikasıydı. Skor 2-2 ve bizim takım kazanırsa turnuva şampiyonu olacaktı. Top bir anda önüme düştü. Kaleye çok yakındım ama aynı zamanda çok heyecanlıydım. Ayaklarım titriyordu. Kaleciyle göz göze geldim. “Saniyelerle yarışıyordum, bir mucize gerçekleşse dediğim o anda…” içimden sadece gol atmayı diledim.
Topa vurdum. Kaleci doğru köşeye atladı ama top onun parmaklarının arasından geçip ağlarla buluştu. O an her şey durdu gibi hissettim. Takım arkadaşlarım üstüme atladı, hocamız havalara zıpladı, arkadaşlarım sevinçten ağladı. Futbolu bu yüzden çok seviyorum. Bazen bütün gün kötü geçer ama top ayağına geldi mi başka bir dünyada gibi olursun. Gol atınca kalbin çok hızlı çarpar, herkes sana sarılır, sanki kahraman olmuş gibi hissedersin.
O gün hayatımın en mutlu günüydü. Belki televizyondaki büyük futbolcular gibi değilim ama bizim mahallede o golle kendimi şampiyon gibi hissettim.
