Günümüz dünyasında bilgi, yardım ve dayanışma; artık yalnızca yüz yüze temasla değil, ekranlarımıza yapılan bir dokunuşla da mümkün hale geliyor.
Bu dönüşümün en güçlü araçlarından biri de kuşkusuz sosyal medya. Bir zamanlar sadece sosyalleşmek için kullanılan bu mecralar, bugün milyonlarca insanın hayatına dokunan birer destek platformuna dönüşmüş durumda. Özellikle ihtiyaç sahibi insanlara ulaşma ve yardım sağlama konusunda sosyal medyanın rolü her geçen gün daha da büyüyor.
Depremler, yangınlar, sel felaketleri, salgın hastalıklar… Son yıllarda yaşanan birçok kriz, sosyal medyanın gerçek anlamda hayat kurtaran bir araç olduğunu açıkça ortaya koydu. Yardıma ihtiyacı olan bir kişinin, yalnızca birkaç satırlık bir paylaşım ya da kısa bir videoyla binlerce, hatta milyonlarca kişiye ulaşması artık an meselesi. Bu çağrılara gelen yardımlar, destek kampanyaları ve gönüllü hareketler ise dijital çağın “vicdanı”nı temsil ediyor.
Bugün birçok sivil toplum kuruluşu, gönüllü gruplar ya da bireysel yardımseverler; sosyal medyayı hem farkındalık yaratmak hem de kaynak toplamak amacıyla aktif şekilde kullanıyor. Özellikle gençler arasında dijital gönüllülük kavramı yaygınlaşırken, sosyal medya kampanyaları kısa sürede büyük kitlelere ulaşarak ciddi etkiler yaratabiliyor.
