Yıl 1564… Fransa Kralı IX. Charles, büyük bir karar aldı. Artık yılbaşı kutlamaları 1 Ocak’ta yapılacaktı. Yüzyıllardır 1 Nisan’da yeni yılı kutlayan halk için bu büyük bir değişiklikti. Sarayda çalışan bir soytarı olarak bu değişikliği eğlenceli bir olaya dönüştürme fikri aklıma geldi. Belki de tarihe geçecek bir şaka yapmanın zamanıydı!
Planımı birkaç gün içinde hazırladım. Eski geleneğe bağlı kalınacağını söyleyerek herkesi 1 Nisan’da büyük bir kutlamaya davet ettim. Kraliyet ailesinden soylulara, halktan askerî komutanlara kadar herkes heyecanla hazırlandı. Davetiyelerde; “Yeni yıl şerefine muhteşem bir ziyafet ve eğlence!” yazıyordu. Tabii ki bu sadece bir şakaydı…1 Nisan sabahı geldiğinde, sarayın büyük salonu bomboştu. Ne müzik vardı ne yiyecek ne de süslemeler. Sadece salonun ortasında büyük, altın rengi bir kutu duruyordu. Kutunun üstünde zarif harflerle şu yazı yazılmıştı: “Yeni yılı unutmadık, gelenekleri yaşatıyoruz.” Misafirler salona doluştuğunda herkes şaşkına döndü. Neler olduğunu anlamaya çalışırken kutunun içinden konfeti fırladı ve içinden dev bir ayna çıktı. Aynanın altında şöyle yazıyordu:
“İşte yılın ilk günü, işte yılın ilk şakası… ve karşınızda yılın ilk şakazadesi: Siz!”
Bir anda sessizlik oldu. Ardından utangaç bir gülümseme yayıldı yüzlere. Kral Charles kahkahayı patlattı. Diğer herkes de ona katıldı. Şaka başarılı olmuştu. O günden sonra her 1 Nisan’da birbirimize şakalar yapmaya başladık. Zamanla bu gelenek Fransa’dan dünyaya yayıldı.
Ben, ismi bilinmeyen bir saray soytarısı olarak tarihte ilk şakayı yapan kişi oldum. Amacım yalnızca insanları güldürmekti. Kim bilebilirdi ki bu küçük oyun, yüzyıllar sürecek bir geleneğin başlangıcı olacaktı?
İşte böyle başladı 1 Nisan Dünya Şaka Günü’nün hikâyesi…
