Ben, çok önemli bir şehrin ve aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin başkanıyım. Bana göre, bir şeyin devamlılığını sağlamak yani sürdürülebilir olması, hayati bir konudur.
Örneğin; plastik poşetler, pet şişeler, plastik bardaklar, kaşıklar, tabaklar ve daha birçok tek kullanımlık malzeme çevreye büyük zarar veriyor. Bu tür plastik atıkları ve diğer çöpleri yerlere atanlar, geri dönüşüm sistemine uygun şekilde hareket etmediğinde, süreci zorlaştırıyor. Ancak benim şehrimde böyle bir sorun yok! Normal çöp kutuları yerine, her şey geri dönüşüm kurallarına uygun şekilde ayrıştırılıyor ve geri kazanılıyor.
Bence sürdürülebilir bir şehrin en önemli özelliklerinden biri de geri dönüşüm sistemidir. Örneğin, kağıtlar sık sık kullanıldıktan sonra çöpe atılıyor. Ancak benim şehrimde her hafta sonu tüm kağıtlar toplanarak fabrikalara gönderiliyor ve yeniden üretiliyor. Bu sayede gereksiz israfın önüne geçiyoruz.
Enerji üretimi de sürdürülebilirliğin en kritik noktalarından biri. Şehrimizde her evde ve boş arazilerde güneş panelleri ile rüzgâr türbinleri kullanılıyor. Böylece fosil yakıt gibi zararlı kaynaklara bağımlı kalmak yerine, tamamen yenilenebilir enerjiden faydalanıyoruz.
Bir diğer önemli konu ise oksijen ve temiz hava. Diğer şehirlerde sanayi tesislerinin yaydığı zararlı gazlar nedeniyle insanlar sürekli fabrika dumanını soluyor. Ancak benim şehrimde bol miktarda ağaç ve fotosentez yapabilen bitkiler bulunuyor. Ayrıca, ihtiyacımız olan sebze ve meyveleri kendimiz yetiştiriyoruz. Böylece kimyasallarla kirlenmiş gıdalar tüketmek zorunda kalmıyoruz.
Ayrıca sürdürülebilirliği unutturmamak için her hafta bir gün vatandaşlarımıza bu konuda sunumlar yapıyoruz. İnsanların bilinçlenmesi, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin en önemli adımlarından biri. İşte, benim şehrim sürdürülebilirliğin en belirgin olduğu örnek bir şehir!
