Yeni bir iş teklifi almıştım. Artık Rio’da yaşayacaktım. Bu tekliften sonra hemen uçak biletimi aldım. Ev almak yerine arkadaşımın evinde kalacaktım. Bileti hemen bir gün sonraki uçağa aldım. Hemen valizimi toparladım ve nakliye firmasını aradım. Bana yarın gelebiliriz dediler. Mutlu olmuştum.
Sabah uyandım ve hemen komşuma “Hoşça kalın.” demeye gittim ama onun dediklerini duyamadım. Onun yerine kedimin ne dediğini anlayabiliyordum. Bir anda kimsenin sesini duyamaz oldum. Ama hayvanların ne söylediğini anlayabiliyordum. Hemen arkadaşıma mesaj attım. O, benim niye gelmeyeceğimi sordu. Ben de önemli işlerimin olduğunu söyledim. Ondan sonra hemen Amazon Ormanı’nda bir tane villa satın aldım. Sonra hemen havalimanının yolunu tuttum ve uçağıma bindim.
Amazon Ormanı’na varmıştım. Hemen evime girdim. Mobilyalar zaten evin içindeydi. Eve yerleştirdikten sonra doğa yürüyüşüne çıktım. Artık hayvanları duyabiliyordum. Hayvanlar aralarında konuşabiliyorlardı. Bunları duyunca gerçekten büyülendim. Meğerse hayvanlar ve ağaçlar da konuşabiliyorlarmış.
Diğer gün işten istifa edip tarım ile uğraşmaya başladım. Zaten köyde büyüdüğüm için tarımla ilgili birkaç bilgi biliyordum. Ben patates, havuç, mercimek ve domates büyütmeyi planlıyordum. Hayat iyi gidiyordu ve çokça arkadaş edinmiştim İyi ki benim başıma bu olay gelmiş!
