Bugün sizlerle birlikte, ülkemizin tarım arazisi bakımından zengin olmasını mı yoksa maden rezervi cenneti olmasını mı tercih ederdim, bunu konuşacağız.
Ben, kendime göre ülkemizin bir maden cenneti olmasını tercih ederdim çünkü ülkemizin ekonomisi şu an, o madenleri yeryüzüne çıkartacak kadar iyi durumda ve eğer bu madenleri çıkarabilirsek yatırdığımız paranın beş on katını bile kazanabiliriz.
Tarımda ise, ülkemizin hava koşulları nedeniyle ektiğimiz bitkiler zarar görebilir ve bu durum da maddi kayıplara yol açabilir ama madenlerde bu risk daha azdır. Evet, ölüm riski vardır; dağlar komple patlatılmak zorundadır ve süreç uzun sürebilir. Ancak tarım da zaten çok uzun ve zahmetli bir süreçtir.
Eğer ülkemiz gerekli önlemleri alır, kaliteli malzemeler kullanır ve profesyonel kişilerle çalışırsa madencilik çok kazançlı bir iş olur. Bu kadar madeni ihracat edebilir hatta ithal ettiğimiz madenleri sıfıra indirebiliriz. Bize ithal edilen malların karşılığında onlara maden vererek daha sağlıklı bir ekonomide yaşayabiliriz.
Ancak bu madenler kötü bir şekilde çıkarılırsa, projeler yarım kalırsa, maden ocakları özelleştirilirse ve çevreye zarar verilirse—örneğin altın çıkarılırken ağaçlar kesilir, siyanür bölgede kullanılır ve insanlar zehirlenirse—bu birçok sorunu da beraberinde getirir.
Tarıma bakarsak orada da böcek ilaçları doğadaki canlılara zarar verebilir. Yani çevreye zarar riski her iki sektörde de vardır ama eğer çevreye daha az zarar vererek ve iyi bir yatırım yaparak bu işi yürütürsek, maden zengini olmamız ülkemiz için en iyi seçenek olurdu, benim düşünceme göre.
