Artık öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz ki teknolojik gelişmelerin yaşanmadığı bir an bile olmuyor. Özellikle son 10 yıla baktığımızda, teknoloji insanlık tarihinde hiçbir zaman böylesine bir ivmeyle gelişmemişti. Mesela yapay zekâ kavramına artık ne kadar alışmış olsak da yaklaşık olarak 5 veya 6 yıl önce çoğu insan böyle bir kavramın varlığından bihaberdi. Neredeyse her yıl teknoloji adına bir çağ kapanıp yeni bir çağ açılıyor. Sürekli bu gelişmelerin yaşandığı bir devirde insanlara yönelik teknolojilerin geliştirilmesi de bir hayli normal karşılanmalıdır. Bu gelişmeler de genellikle insanlık adına olumlu çalışmalardır. Bahsedilen durumun sonucu olarak da ortaya bir soru çıkmaktadır. ‘Yeni geliştirilen teknolojiler insanlar üstünde denenmeden önce simülasyonlarda test edilmeli midir?’.
Geliştirilen teknolojileri simülasyonlarda denemeden önce insanların üstünde denmek çeşitli sorunlar doğurabilir. Bunlardan biri o teknolojinin tabiri caizse deneği olarak kullanılan kişinin sağlığından ve hatta canından olabilecek olmasıdır. O teknolojinin sebep olabileceği etkiler hakkında yeterince bilgi sahibi olmadan insanlara ürünü denettirmek bir nevi katliama yol açabilir. Aynı zamanda bu durum genellikle sağlık sektöründe sıkça adı geçen ve aslında her türlü alandaki gelişmelerde esas alınması gereken ancak günümüzde çok geçerliliği kalmamış olan ‘önce zarar verme’ ilkesine de ters düşer.
Yeni nesil teknolojilerin öncelikle çeşitli simülasyonlarda deneme aşamalarından geçirilmesi sayesinde birtakım negatif etkilerden insanlığı kurtarabiliriz. Ne de olsa simülasyonlarda yapılan testler sırasında yaralanacak ve hatta hayatlarını kaybedebilecek kimse yoktur. Bu sayede insan sağlığını ve yaşamını koruyabiliriz. Bununla birlikte simülasyonlar sayesinde farklı senaryoları güvenli bir şekilde test edebiliriz. Gerçek hayatta ortaya çıkacağını düşünemediğimiz senaryoları simülasyonlar sayesinde görebiliriz. Simülasyonlar aynı zamanda bu teknolojileri geliştirme imkanını geliştirici kişilere veya firmalara sunar. Simülasyon sonuçları analiz edilerek insanlığa sunulacak olan ürünün, insanlar tarafından kullanımına başlanmadan önce en iyi versiyonunda olduğundan emin olmuş oluruz. Böylelikle daha güvenli ve kaliteli bir ürün ortaya çıkmış olur.
Konuyu toparlamak gerekirse, herkesin de kabul edeceği üzere günümüzde hızlı bir şekilde teknolojik gelişmelerin yaşanması olumlu bir durumdur. İnsanların hayatlarını kolaylaştıran birçok ürün teknolojideki ilerlemeler sayesinde üretilir. Bu ürünlerin başını sıklıkla kullandığımız telefon ve bilgisayarlar çeker. Ancak, bunların dışında sağlık sektörü gibi çeşitli sektörlerde de teknoloji sayesinde yeni gelişmeler yaşanır ve ürünler üretilir. Fakat, yeni üretilmiş olan bir teknolojinin veya ürünün ilk olarak bir insan veya canlı üstünde test edilmesi etik dışı bir durumdur ve asla yapılmamalıdır. Bundan ziyade ürünlerin önce çeşitli simülasyonlardan geçirilerek test edip hatalı yönlerini belirleyip üzerinde geliştirmeler yapıldıktan sonra insanlığın kullanımına sunulması daha mantıklı ve güvenli bir tercih olacaktır. Ne de olsa insan hayatından değerli başka bir şey yoktur ve hiçbir şey insanların canından önemli bir konuma konulmamalıdır.
