Teknolojik Yaşama Alışmak

Güzel bir yaz günüydü. Arkadaşımla dışarıda top oynarken çok yorulmuştum ve top oynayacak halim kalmamıştı. Ona “Biraz kenara geçip mobil oyun oynamaya ne dersin?” diye sordum.

Arkadaşım, şaşkın ve sert bir sesle yanıtladı:
“Ne! Dediğini kulağın duyuyor mu? Onlar bizi tembelleştirip hiçbir şey yapmamızı sağlıyor, onlara bakmam, elimi bile sürmem!”

İçimden bu işin böyle gitmeyeceğini düşündüm. Çünkü arkadaşım her zaman geleneksel oyunlara bağlıydı; bir gün teklifi reddediyor, diğer gün telefonumu yere atıyor, bazen de bana günlerce küs kalıyordu.

O an aklıma bir fikir geldi: Ona mobil oyunla da oyun oynamanın keyifli ve etkin olabileceğini gösterecektim. Önce telefonuma oyunu indirdim, ardından oyunu oynarken video çektim. Daha sonra sadece aramalar ve mesajlar için kullandığı arkadaşımın telefonuna videoyu gönderdim.

Ertesi gün ona mobil oyunlarla ilgili fikrinin değişip değişmediğini sordum. Arkadaşım hâlâ kararlıydı:
“HA-YIR, NOK-TA!”

O an kendimi eriyen bir peynir gibi hissettim, bütün emeklerim boşa gitmiş gibi geliyordu. Ama şaşırtıcı bir şekilde, sonraki gün bana mobil oyun oynamayı teklif etti.

Merakla sordum: “Fikrin nasıl değişti?”

Cevabı gülümsetti:
“Annem ve babam bana yardım etti. Tam o an camdan bana baktılar, ben de onlara el salladım. O gün çok güzeldi. Artık arkadaşım ile mobil oyunlar da oynayabiliyorduk.”

Eve döndüğümde bütün olanları anneme ve babama anlattım. O gün, farklı düşüncelere açık olmanın ve paylaşmanın önemini bir kez daha anlamış oldum.

(Visited 10 times, 1 visits today)