Teknolojinin Kenti: Japonya

Yıl 2040’tı. Üniversite okumak için Japonya’daydım. Japonya o kadar gelişmişti ki caddelerinde gezerken ağzım bir an olsun kapalı kalmadı. Sokaklarda çevreyi temizleyen robotlar dolaşıyor, enerji veren bileklikler herkesin kolundaydı. Uyku kapsülleri, uçan arabalar ve sanal gerçeklik gözlükleri her köşede vardı. Bir restorana girdiğinizde siparişinizi robotlar alıyor ve hazırlıyordu. İnsanlara hizmet eden robotlar ve evcil robotlar, evcil hayvanların yerini almıştı. Japonya’da neredeyse her şey robotlar tarafından yürütülüyordu. Benim aklıma gelen, bunun insanları biraz tembelleştirebileceği oldu.

O gün Japonya’da ilk defa bir konferansa katılacaktım. Çok heyecanlıydım. Beni almaya uçan bir limuzin geldi. İlk defa bineceğim için korkmuştum ama içerisi bir anda bana tamamen yeni bir dünya gibi göründü. Limuzinin içindeki Japonlar sanki bunu daha önce defalarca yapmış gibi rahat ve doğal davranıyorlardı. Ben ise hem mutlu hem de heyecanlıydım.

Toplantı alanına vardığımızda dev LED ekranlar bizi karşıladı. Ankara’da sadece bir tane olan bu teknolojiyi görmek beni çok şaşırttı. Alana girdiğimizde herkese sanal gerçeklik gözlüğü dağıtıldı. Başta anlamadım ama taktığımda konferanstaki tüm sunumları üç boyutlu olarak görebildim. Sunumu yapan kişi bize özür dileyerek anlatımın çok basit olduğunu söyledi; ben ise her anı merak ve hayranlıkla izledim.

Konferans mükemmeldi. Keşke Türkiye’de de böyle ileri teknolojiler olsaydı diye düşündüm. Vay be Japonya… Sanki başka bir dünyadaydım!

(Visited 6 times, 1 visits today)