Toplumun Büyüttüğü Çocuklar

Günümüzde çocuklara baktığımızda, çoğu zaman çocuklar yerine minik yetişkinler görüyoruz. Olmaları gerekenden daha şık, daha uyanık, daha olgun ve daha sessizler. Ancak bu durum ne yazık ki normal ya da sevinilecek bir durum değildir. Çünkü bu çocuklar çocukluklarını yaşayamaz hâle geliyor, adeta doğrudan yetişkinliğe geçiyorlar. Sanki erken olgunlaşmaları gerekiyormuş, bu bir zorunlulukmuş gibi davranılıyor. Peki bunun sebebi nedir?

İlgisiz büyüyen çocuklar da erken olgunlaşan çocuklar arasındadır. Aile ilgisinden yoksun kalan bu çocuklar, kendi başlarının çaresine bakmak ve tek başlarına vakit geçirmek zorunda kalırlar. Bu durum çocuğu yaşından büyük bir olgunluğa iter. Çocuk erken yaşta yetinmeyi, idare etmeyi öğrenir; sessizleşir ve kabullenici olur. Eğer ailesi arasındaki sorunları çözmesi ondan bekleniyorsa ya da küçük bir kardeşi varsa, çocuk adeta kendi kendinin ebeveyni olur.

“Normalden daha hassas” olarak görülen çocuklar da bu gruba dâhildir. Bu çocuklar kendilerini sürekli düzeltme ihtiyacı hisseder, yük olduklarını düşünür ve istenmediklerine inanarak insanlardan uzaklaşırlar. Duygularını bastırır, içine atarlar. Bu durum zamanla psikolojik sorunlara yol açabilir. Kendini ifade etmeyi utanç verici bulan bu çocuklar iletişim kurmakta ve sosyalleşmekte zorlanırlar.

Mükemmeliyetçi şekilde yetiştirilen çocuklar da önemli bir sorundur. Notlarının hep yüksek olması beklenen, en küçük hatasında ailesiyle iletişimi kesilen çocuklar zamanla kendilerini yetersiz hisseder. Sürekli ebeveynlerini memnun etmeye çalışırken beklemedikleri tepkilerle karşılaştıklarında kendilerini değersiz görürler. Bu durum onları aşırı rekabetçi yapar ve başarısız olduklarında kendilerini hiçbir şey gibi hissederler.

Sonuç olarak çocuklar, toplumun ve çevrenin baskısıyla kendi kendilerini bir kafese kapatmaktadır. Yetişkinler çocuklardan çok fazla şey beklemekte, onların iç dünyasını görmezden gelmektedir. Sonra da “Neden böyle oldular?” diye sormaktadırlar. Bu sorunu çözmenin yolu çocukları oldukları gibi kabul etmek, onları anlamaya çalışmak ve gerektiğinde destek almaktır. En önemlisi ise onlara anormal olmadıklarını hissettirmektir.

(Visited 1 times, 1 visits today)