Saniyelerle yarışıyordum, bir mucize gerçekleşsin dediğim o anda… kalbim göğsümden çıkacak gibiydi. Solukları düzensiz, kalp atışım çok hızlıydı.
Tren istasyonunun saatine baktım 17:58.
Tren tam altıda kalkacaktı Ve eğer bu treni kaçırsam her şey bitecekti.Paniğe kapıldım, ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu ve gittikçe samiyeler akıyordu. Elimde sadece bir valiz cebimde eski bir mektup ve Aklımda onu sözleri vardı:‘” Son bir şans veriyorum. altıda burdaysan birlikte baştan başlarız.” Bu sözler sanki kalbime bir hançerle saplanmıştı ve bir anda çok hızlı bir şekilde koşmaya başladım, hayatımda hiç kendimi bu kadar hızlı koşarken görmemiştim ancak duramıyordum, saniyelerin akışını düşündükçe daha da fazla koşuyordum.
Kalabalığı yararak koşarken bir ayakkabım çıktı ama durmadım. Yıllarım pişmanlığı, boğazımda dugum olmuştu. Her adım, geçmişte yapamadığımın kefaretiydi sanki, bu yüzden içimdeki ses ne olursa olsun durmamamı yoksa geçmiş pişmanlıklarımın üzerine bir yük daha ekleneceğini hatırlatıp duruyordu, devam etmek zorundaydım.
Turnikelerden geçerken kartım hata verdi, kafayi yiyecektim , “Ya onu kaybedersem?” diye düşünüp duruyordum. O sırada, arkamdan biri omzuma dokundu, genç bir kadın, gülümsedi.
“Benimkini kullanabilirsin ancak acele et birazdan tren kalkacak.” dedi. Teşekkür bile edemeden koşmaya başladım, insanların ortasından atladım, merdivenleri üçer beşer çıktım, sağ kolumda oluşan ağrıyı umursamadan devam ettim, saat 17:59…
Perona vardığımda trenin kapıları kapanıyordu, içimi kocaman bir hayal kırıklığı kapladı birden. O an içimdeki feryatı ortalıkta bağırmak istedim “Bir mucize gerçekleşse…” Gözlerimi kapattım. Tam vazgeçnek üzereyken bir düdük sesi duydum. Görevli beni farketmişti. “Durun!” diye bağırdı.
Kapılar tekrar açıldı.
İçeri daldım, gözlerimle onu aradım. Vagonun sonunda, penere kenarında oturuyordu. Güzel sarı saçları, gözlerinin içerisindeki parıltı hiç kaybolmamıştı, tıpkı geçmiş günlerdeki gibi. Gözlerimiz kenetlendi, bir anlık sessizlikle zaman sanki zaman durmuş, kuşlar uçmaya ara vermiş, insanlar olduğu yerde kenetlemiş gibiydi. Yüzünde tatlı bir tebessüm vardı ve çabucak yanına gitmek istedim, yanına oturdum ve o an fark ettim ki bir mucize arıyorsan bu birkaç adım uzağında bile olabilirdi…
