Her şey o tuhaf ışığın içeriye dolmasıyla başladı. Uras odasında oyun oynarken pencerenin içinden odaya parlak bir ışık girdi. Odanın duvarları ışıl ışıl oldu. Uras şaşkınlıkla etrafına baktı.
O sırada kedisi Hera miyavladı. Hera, Uras’ın en sevdiği arkadaşıydı. Yumuşacık tüyleri vardı ve çok akıllıydı. Işığın içinde oturmuş ve dikkatlice etrafa bakıyordu.
“Bir şey mi var, Hera?” diye sordu Uras. Hera kuyruğunu salladı ve Uras’ın yanına gelip mırladı.
Bir anda ışık kayboldu. Oda yine eskisi gibi oldu. Hera, Uras’ın kucağına atladı. Uras gülümsedi ve onun tüylerini okşadı.
Tuhaf bir şeyler olsa da yanında Hera olduğu için her şey güzeldi. Zaman onunla daha güzel geçiyordu.
(Visited 2 times, 1 visits today)
