İşte o gün gelmişti! Tam 15 yıldır bu anı bekliyordum. 2040 yılıydı ve teknoloji inanılmaz derecede gelişmişti; bu yüzden görevim hem heyecan verici hem de zordu. Bugünün önemini size anlatmadan geçemem: Bugün, 20 yılda bir düzenlenen Uluslararası Japonya Yapay Zeka Kongresi’ne katılacaktım.
Japonya’ya gitmek üzere uçağa binerken yanıma bir robot asistan geldi. Tamamen yapay zekâdan oluşmuş, oldukça gelişmiş bir robottu. Sunumum da yapay zekâ ile ilgiliydi ve bu sunuma tam 5 ay 20 gün boyunca hazırlandım çünkü bu kongre hayatımı değiştirebilirdi.
Uçağa bindim ve her yer robotlarla doluydu. Etrafımda yapay zekâ ile çalışan cihazlar görünce biraz streslendim; 2025’ten bu yana teknoloji o kadar gelişmişti ki yapay zekâ artık yalnızca telefonlarda değil, yanımızdaydı. Çok geçmeden Japonya’ya vardık; artık uçaklar da yapay zekâ ile yönetiliyordu ve bir ülkeden diğerine gitmek sadece 14 dakika sürüyordu.
Hızla kongre salonuna geçmek için taksiye bindim. İlginç bir şekilde taksiyi bir robot kullanıyordu ve aracı olağanüstü şekilde yönetiyordu. 30 dakikalık yolu 50 saniyede aldık. Başta bu teknolojiye alışmak zordu ama zamanla robotlara ve gelişmiş cihazlara uyum sağlamaya başladım.
Japonya’da sadece robotlar değil; uçan arabalar, uçan robot köpekler, uçak gibi çalışan kuş şeklinde robotlar ve daha birçok yenilik vardı. Nihayet kongre salonuna vardım. Beş dakika boyunca kongrenin başlamasını bekledim. O an geldiğinde ismim sahnede anons edildi. Yavaşça sahneye yürüdüm; sanki hayatımı bu an için adamış gibiydim.
Sunumumu, yıllardır bu işi yapıyormuşum edasıyla rahatlıkla yaptım. Sunum biter bitmez salon alkışlarla çınladı. O alkışlar, sonsuza dek kalbimde yanan bir gurur ışığı olarak kalacaktı.
