Bir sabah Ayşe Özeren erkenden uyandı. Yağmur yağıyordu. Pencereden dışarı baktı, her yer ıslaktı. Okula gitmek istemiyordu. Çünkü geçen hafta yaptığı resim yarışmasını kazanamamıştı. Çok üzülmüştü. “Artık resim yapmayacağım!” diye kendi kendine söyledi.
Okuldan dönerken parka uğradı. Parkta küçük bir çocuk elinde boya kalemleriyle oturuyordu. Kâğıdına büyük bir güneş çizmişti. Çocuk Ayşe Özeren’e baktı ve “Resim yapmak ister misin?” dedi. Ayşe Özeren önce sessiz kaldı. Sonra çocuğun gülümsemesine dayanamayıp oturdu yanına.
Kalemi eline aldığında kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Uzun zamandır böyle hissetmemişti. Gökkuşağı, çiçekler, kuşlar çizmeye başladı. Renkler birden çok güzel görünmeye başladı. Çocuk gülerek “Ne kadar güzel yaptın!” dedi.
Ayşe Özeren eve döndüğünde hemen masasına oturdu. Eski boya kutusunu çıkardı. Annesi yanına geldi ve “Yine mi resim yapıyorsun?” diye sordu. Ayşe Özeren gülerek “Evet anne, ama bu kez daha mutlu çiziyorum.” dedi.
Sabah olduğunda güneş parlıyordu. Ayşe Özeren yeni yaptığı resme baktı. Rengârenk bir bahar bahçesiydi. İçinde kelebekler uçuyordu, çiçekler dans ediyordu.
Ayşe Özeren derin bir nefes aldı ve gülümsedi. Umudu yeniden yeşeriyordu.
Ertesi gün okulda öğretmeni Ayşe Özeren’in neşeli hâlini fark etti. “Bugün çok mutlusun Ayşe, bir şey mi oldu?” diye sordu. Ayşe gülümsedi. “Tekrar resim yapmaya başladım öğretmenim.” dedi. Öğretmeni sevindi. “Harika! O zaman sınıf panosuna yeni bir resim çizer misin?” dedi.
Ayşe heyecanlandı. Eve gider gitmez kalemlerini hazırladı. Bu kez daha dikkatli çalıştı. Günlerce uğraştı. Her renkten biraz kullandı. Gökyüzüne büyük bir güneş çizdi, altına da mutlu çocuklar yaptı.
Bir hafta sonra resmini okula götürdü. Öğretmeni resmi görünce çok beğendi. “Bu çok güzel olmuş Ayşe, senin kalbin de bu resim kadar renkli.” dedi.
Tüm sınıf alkışladı. Ayşe’nin yüzü kıpkırmızı oldu ama çok mutlu hissetti.
O günden sonra Ayşe her gün biraz daha çizdi. Arkadaşları da ondan yardım istemeye başladı. Beraber resim yaptılar, güldüler, eğlendiler. Bir akşam annesi yanına gelip “Senin bu kadar mutlu olmanı görmek beni de mutlu ediyor, Ayşe,” dedi.
Ayşe annesine sarıldı. “Çünkü pes etmedim anne. Renklerimi yeniden buldum,” dedi. O gece pencereden dışarı baktı. Gökyüzünde kocaman bir ay parlıyordu.
Ayşe içinden “Teşekkür ederim küçük çocuk,” dedi. Çünkü onu parkta karşılayan o çocuk, umudunu yeniden yeşertmişti.
