Hayat bazen kuruyan bir toprak gibi olur. Ne kadar çabalarsan çabala, hiçbir şey filiz vermez gibi hissedersin. O anlarda içindeki sessizlik, dışarıdaki gürültüden daha yorucudur. Fakat sonra bir sabah güneşin ışığı farklı vurur pencerene, ya da bir dostun sesi içini ısıtır. O an farkına varırsın: Umudun yeniden yeşeriyordu.
Belki küçük bir adımla başladı bu değişim. Bir kitapta okuduğun bir cümle, yolda gördüğün bir tebessüm, ya da kendi kendine verdiğin bir söz… Hepsi birer damla gibi toprağı besledi. Kalbinde filizlenen o minik umut, seni yeniden ayağa kaldırdı. Artık biliyorsun hiçbir kış sonsuza kadar sürmez.
Umudun yeniden yeşermesi, aslında insanın kendine dönüşüdür. Karanlığın içinden geçerken bile, içinde hâlâ bir ışık taşıdığını hatırlarsın. Ve o ışık, seni yeniden hayata bağlar. Çünkü her yeniden doğuş, bir zamanlar vazgeçmemeyi seçenlerin hikâyesidir.
