Umut

Günlerdir havalar kapalıydı. Gökyüzü gri, sokaklar sessizdi. Sanki herkes biraz yorulmuş, biraz da umudunu kaybetmiş gibiydi. Ama o sabah, pencereden içeri giren güneş ışığıyla her şey değişti. Kuşların cıvıltısı, sokaktaki çocukların gülüşleri ve hafif esen rüzgâr sanki herkese “yeniden başlamak mümkün” diyordu.

Ben de o an anladım ki umut, bazen bir gülümsemede bazen de küçücük bir iyilikte saklıdır. İnsan ne kadar üzülürse üzülsün, içindeki ışığı tamamen söndüremez. Yeter ki o ışığı yeniden yakacak bir neden bulsun. Belki bir arkadaşın desteği, belki de bir öğretmenin güzel bir sözü…

O gün içimde bir şeyler değişti. Artık karanlık günler beni korkutmuyordu. Çünkü biliyordum ki her sabah yeniden doğan güneş gibi, insanın içindeki umut da her zaman yeniden yeşerebilir. Ve ben o umudu kaybetmemeye söz verdim.

O günden sonra etrafımdaki her şeye daha dikkatle bakmaya başladım. Bir tebessümün, bir “nasılsın” demenin bile ne kadar değerli olduğunu fark ettim. Çünkü umut, bazen dünyayı değil, sadece bir kalbi aydınlatmaya yeter. Ve o ışık, yeni bir başlangıcın habercisidir.

(Visited 7 times, 1 visits today)