UNUTMAK YA DA UNUTMAMAK İŞTE BÜTÜN OLAY BU

  Ben bütün anılarımı bir milyon sterline çevirirdim. Her Planck zamanında bir anı oluştuğunu varsayarsak şöyle bir sınır koyardım: Yalnızca bu andan 24 saat önceye ait tüm anılarımı çevirirdim. Böylece tamamen bir balığa dönüşmezdim.

  Diğer arkadaşlarıma sorduğumda, onlar genelde en kötü anılarını en çok istedikleri şeylere çevireceklerini söylüyorlar ama bence bu saçma. Çünkü sadece iyi anılar insanı her zaman iyi biri yapmaz. Ben hem iyi hem kötü anıları siliyorum. Onlarda birkaç tahta eksik, bende ise ağaç yok. Galiba zihinsel olarak bazı problemlerim var. Neyse, zaten 24 saat sonra bunu dediğimi de unutacağım.

  Mesela bunun en güzel yanı şu: Sabah kalkıyorsun ve dün telefonu nereye koyduğunu hatırlamıyorsun. Bana bu çok eğlenceli bir oyun gibi geliyor ama her sabah bunun eğlenceli olduğunu da unutuyorum. Aslında bu tam bir paradoks oluyor.

  Paradoks, bir şeyi başlatıp içinden çıkamamaktır. Ben her gün bir paradoks yaşıyorum ama yaşadığımı unutuyorum. Yaşadığımı unuttuğumu da unutacağım. Unutacağımı bildiğimi de unutacağım. Hatta bunu bileceğimi bildiğimi bile unutacağım. Bu işin içinden çıkmak imkânsız.

(Visited 9.223.372.036.854.775.808 times, 1 visits today)