Bir gün haberlere bakıyordum ve yanımda haberi izleyen tatlış annem, yaşlı ve ayağında uzun çoraplarıyla nasıl rahat ettiğini anlayamadığım bir dedem, kırmızı gözlüklü bir anneannem, hep telefona bakan bir babam ve sevimli ama bir o kadar da gıcık bir kardeşim vardı. Haberde, bu hafta hep kelime yağacağını söyleyen meteoroloji mühendisi bu cümleyi söyleyince hepimiz şok olduk. Sadece babam şok olmadı çünkü o Beşiktaş’tan başka hiçbir şeyden haberdar değildi. O hafta ben ve kardeşim sıkça ve çabuk adımlarla pencereye dik dik bakıyorduk. Dedem o sırada bilgisayarından kart oyunu oynuyor ve çay içiyordu. Çayın içine sıfır şeker atıyordu çünkü göbeğini eritmesi gerekmekteydi. Bu arada da türkü açmayı unutmuyordu. Anneannem ise ağır adımlarla sabahtan akşama kadar mutfak işleriyle uğraşıyor ve tek dinlenme zamanı dedem uyuduktan sonra oluyordu.
Ertesi sabah uyandığımızda pencereden kelime yağdığını gördük. Ben hemen mavi şemsiyemi yanıma alıp dışarı çıktım. Kötü kelimeler insanlara çarpınca rahatsız ediyordu, o yüzden kötü kelimeler gelince ben şemsiyemi kafamın üstüne kaldırıyordum. İyi kelimeler gelince ise kendimi mutlu hissediyordum.
