Bir sabah yağmur yerine kelimeler yağıyordu. Bazen mutlu, bazen mutsuz oluyordum. Mutlu olduğumda hediyeler, mutsuz olduğumda korkunç şeyler geliyordu. Bu tek bana değil, herkese oluyordu. Mesela Sarp’a dinozorlar yağıyordu. Ama hep böyle değildi; bazen kelimeler değil, yaralayıcı kelimeler yağıyordu. Bana bir tane yaralayıcı kelime geldi ve dizim kanamaya başladı. Ama sonra iyileştirici kelime yağınca yaram iyileşti. Okulda çoğu kişi kelimelerden kaçmaya çalışıyordu. Sonra bana yine yaralayıcı bir kelime geldi ve tam karnıma isabet etti. Sonra hastaneye gittik. Herkes koşa koşa geldi ve herkes beni sordu. Sonra bir anda yine iyileştirici bir kelime gelince iyileştim. Sonra kelimelerle birlikte yaşamımızı sürdürdük.
