Yapay Değil Kullanışlı Zekâ

Yıl 2040. Uzmanlık alanım olan yapay zekâ üzerine düzenlenen bir konferans için Japonya’dan davet aldım. Yapay zekâ dediğime bakmayın; aslında bu, sahici, kullanışlı ve hayatı gerçekten kolaylaştıran bir zekâyı ifade ediyor.

Ülkemde bu alanda uzmandım ama Japonya deyince ben bile heyecanlanmıştım. Neler göreceğimi büyük bir merakla düşünüyordum. Uçaktan iner inmez etrafıma baktığımda, her yerde yapay zekâya dair yepyeni uygulamalarla karşılaştım. Sürücüsüz uçan arabalar, sokaklarda dolaşan robotlar ve hiç kimsenin çalışmadığı marketler… En çok şaşırdıklarım ise robot kedi ve köpekler oldu.

Sabah kaldığım otelden konferansa gitmek için bir telefon uygulamasından taksi çağırdım. Uygulama, gideceğim yerde havanın kapalı olduğunu söyledi ve buna göre giyinmem gerektiğini hatırlattı. Taksiye bindiğimde ise adeta donup kaldım çünkü aracın şoförü yoktu. Yapay zekâ ile yönlendirilen araba, bana saat kaçta nerede olmam gerektiğini sordu ve geri kalan tüm işleri kendisi halletti.

Konferans ise tek kelimeyle harikaydı. Alanında uzman meslektaşlarımla birçok fikir alışverişinde bulundum. Japonca bilmeme rağmen, yapay zekâ destekli kulaklığım sayesinde herkesle çok rahat iletişim kurabildim. Hayatın her alanında karşıma çıkan bu teknolojiyi, ülkeme döndüğümde öğrencilerime anlatmak için sabırsızlanıyordum.

Konferans sonrası akşam yemeği için bir organizasyon düzenlenmişti. Hiç garsonun olmadığı bir restorana gittik. Menüde yemek isimleri yerine yalnızca nelerden hoşlandığımıza dair sorular vardı. Geri kalan her şeyi sistem halletti ve robotlar, hepimize sevdiğimiz yemekleri getirdi.

Ertesi günkü uçuş için otele dönerken aklımda şimdiden birçok yeni fikir oluşmuştu.

Biri yapay zekâ mı dedi?
Bence bu; sahici zekâ, kullanışlı zekâ, verimli zekâ ve engelsiz zekâydı.

(Visited 7 times, 1 visits today)