Japonya’da düzenlenen Yapay Zekâ Kongresi benim için unutulmaz bir deneyim oldu. Şehre adım attığım anda havanın ne kadar temiz olduğunu fark ettim. Her yer sanki yeni yıkanmış gibiydi. Kongrenin yapıldığı bina ise adeta bir uzay gemisini andırıyordu. Dalgalı şekli ve ışıl ışıl parlayan yapısı dikkat çekiciydi.
Binanın girişinde dev bir Akıllı Karşılama Panosu bulunuyordu. Camdan yapılmış bu panelde adım yazılıyordu ve kapılar hiçbir ses çıkarmadan, sanki sihirliymiş gibi açılıyordu. İçeri girdiğimde kendimi gerçek bir teknoloji dünyasında hissettim. Ana salonda tavan yokmuş gibi duran geniş bir alan vardı. Bu boşlukta üç boyutlu dev hologramlar süzülüyordu. Bir yanda dönen bir dünya haritası, diğer yanda ise havada asılı duran robot kolu parçaları vardı. Herkesin kulağında küçük kulaklıklar olduğu için ortam oldukça sakin ve düzenliydi.
Sergi alanında Rin adlı bir robotla karşılaştım. Görünüşü insana çok benziyordu, hatta sentetik bir derisi var gibiydi. Benimle göz teması kurarak konuşması beni çok şaşırttı. Öğle yemeğinde ise teknolojiye bir kez daha hayran kaldım. Masadaki cihaz elimi taradı ve bana özel bir yemeği anında 3D yazıcıyla hazırladı.
Kongrenin kapanışında yapılan konuşmada, yapay zekânın artık sadece telefonlardaki bir uygulama olmadığı, hayatımızın her alanında yer alan görünmez bir güç hâline geldiği vurgulandı. Bu kongre, teknolojinin geleceği hakkında düşünmemi sağladı ve benim için gerçekten çok etkileyici bir gün oldu.
